|
Sahte Sevincler
Avrupada büyümüs bir genc
kiz olarak kendi düsüncelerimi alip birazda olsa
sizlerle avrupada gözünü acmis bir türkmen müslüman
kizinin nelerin farkinda olduguna ve nelere üzüntü
duydugunu anlatmak .istiyorum
Neler gördü nelerle
karsilasti ailelerimiz bizleri buralara getirmek
icin hangi zor sartlar altinda zorluklara gögüs
gerdiler. Bizleri zulümden atesten ve haklarimizin
cignendigi kendi öz topraklarimizdan koparip
elbette birgün et tirnaktan kopmaz yine vatanimiza
döneriz ümidiyle bizleri bu zorlu ve gelecegi
görünmeyen ülkelere getirdiler. Bizler onlarin
gözlerinin nuru, gelecegin ümidi belkide tek
önemsedikleri insanlardik. En güzel ortamda en güzel
sekilde bizlere hayati tattirmak, hayatin ve bu
zengin ülkelerin bize verecek gelecegine güvenerek
bizleri bu soguk kanli, industrializmenin gözlerini
döndürdügü insanlarin arasina getirdiler. Onlarin ne
sucu vardi ki bizleri tek ümitlerini bu örfsüz ve
adetsiz ve hic temele saygisi olmayan insanlarin
böyle kendi cocuklarininda etrafinda dolastigini
bilmemeleri ve maalesef isteyerek olmasada zerre
kadarda olsa etkileyeceklerini nerden
bilebilirdilerki ?...
Etrafimizdaki yasadigimiz
insanlarin cocuk büyütme yöntemine bir göz atalim..
Bebekler dogmadan anne
karninda olmalarina ragmen cogu seyi duyduklari ve
üzüntü, sevinc, korku gibi duygularida hisseden
canlilar olduklarini herkes biliyor. Dogumdan sonra
Allahin insanlara armagan ettigi bu meleklere
reayetten fazla, sevgi sevkat ihtiyacini gidermek en
önemli seylerden biridir.
Bu meleklere yapilmamasi
gereken en önemli sey bu melekleri 6 aylik
hallerinde anneden ayirip onlari anneye bagimsiz
olmalari icin cocuk yuvalarina götürmek nekadar
melekleri etkileyeceginin sizde farkindasiniz öyle
degilmi
?
Diyelimki meleklerimiz
büyüdü ve onlar okul cagina geldiler. Bu yeni
gelisecek cocuklara en büyük destek ve ögretmenlik
yol gösterme aileden degilde aileye mensup olmayan
cocuklarinin büyümesini terbiyesini ilerlemesini
önemsemeyen ögretmenlere birakilirsa ve o
ögretmenlerde cocuklarin kücük yastan kendi
ayaklarinin üstünde durmasinin taraftariysa
düsününki o cocuklar kendilerine örnek ..olarak bu
ögretmenleri ve arkadaslarini alirsa bu cocuklar
hangi yöne dogru sürükleniyor
Cocukluktan sonra insanin
hayatinda en önemli bir dönem olan genclik seneleri
geliyor..
Maalesef genclerin siz
saygili okuyanlarin da bildigi gibi halleri icler
karartici. Sınır
tanimayan ahlak, utanc denge tanimayan serbest
genclerin, kamil bir insan olmalari icin kendi
özgürlüklerine birakilmalari ve ayni zamanda
hatalarin insanlari olgunlastiracaktir dusuncesi bu
hale sokuyor
Bukadar hata ve
yanlislikla büyüyen
gencler yanliz birakilmalari yetmezmis gibi 18 yasi
gibi bir
bahar yasinda evden cikarilip hükümetlerininde
destek verdigi sekilde anne ve babadan aile
sicakligindan .gittikce kopartiliyorlar
Baharin bitisi olan
yaslilik cagina geldiklerinde ise bu yanlis dolu
sahte sevinclerle curuttukleri hayatin tokat gibi
yuzlerine yanlizlik ve piskolojik olarak cokuk bir
sekilde geri iade ediliyor. Caresiz sekilde yaslilar
evi denilen evlere hapsedilen bu insanlar
hayatlarinin en huzurlu gecmesi gereken yaslarinda
ruhsal sagliklari ve hayatlarindan neler neler
kaybettikleri birer birer onlara pismanlik duygusu
olarak .geri dönüyor
Yazik ki bu yasama yanliz
gelip yanliz dönüyorlar, ve geriye dönüp
baktiklarinda ellerine düsen tek .sey sinirsiz
özgürlügün verdigi hatalarla dolu bos bir yasam
kaliyor
Bu bos dolu hayatlarindan
bizler yani buralara "sonradan gelmeler"e dusen pay
ise onlara bakipta "ey insan oglu ne zamana kadar
böyle geldin böyle gideceksin, hicmi bos hayatindan
ders almadin" .demek kaliyor
Avrupada buüyümüs, okumus,
gözünü acmis genc kiz olarak bana düsen seyi
diyorum: Allah bizlere bu güzel dini, ahlaki, aile
sevgisini, örfü, adetleri, verdigi icin tsk ediyor,
ve atalarimizdan kalan bir ata sözünü telaffuz etmek
istiyorum ” Tas Yerinde Agirdir, her nekadar tasin
yerini degissende o Tas bir "yere aittir baska yerde
olsa veya olmasa
Allah hepimizden razi
olsun.
Altun HIZMA
|