|
HACI ABİDİN
KERKÜKLÜ

“Kahraman
ordu yürü
Bize göster
zaferi
Kerkük
Musul bizimdir
Onları
döndür geri”
Kerküklü Hacı Abidin Zeynel Hüseyin 12
Mart 1946 da Kerkük’ün Sarıkahya Mahallesinde dünyaya
geldi. Mahsur İlkokulu’nda, değerli şair Nihat
Akkoyunlu’nun öğrencisi olarak okudu ve müziğe düşkündü.
Kur’an-ı Kerim ile mevlit törenlerinde dini parçalar
okuyarak kendini yetiştirdi. Birçok makam meşk ederek
ilgi çekti. Okuduğu rest, segâh, saba ve
nihavent en çok sevdiği başlıca makamlardan sayılır.
Kerkük hoyratları arasında ise en çok sevdiği usuller
nöbetçi (nöbetçi) , muhalif, beşirı ve
ömergele idi.
Kerkük’ü yurt seçmişem
Fırat suyun içmişem
Kendime yerli giyim
Zubun çeket biçmişem
Dini törenlerin icra edildiği tekke ve
mevlitlerde düzenlenen musiki fasıllarına katılarak,
kendini geliştirdi. Küçük yaşlarından beri ilgi duyduğu
dini havalardan dolayı mevlit törenlerinin aranılır bir
ismi oldu. Bu yeteneğinin yanı sıra, sporda da parlak
bir yaşantısı vardı. Özellikle Kerkük’te Savra Spor
Kulübü ile 2.Türkmen Komutanlığı’nın futbol
takımlarında, futbolcu olarak iyi bir performans
sergiledi.
Gel Allah’ı zikredek
Her dem biz de şükredek
Muhammed’ı fikredek
Muhammed resûlüllah
Kerkük’te Beşiktaş Spor Takımı’nın
kurucuları arasında yer aldı. Bu takımdaki görevini, 2.
Tümen Komutanlığı’nın saflarına katıldığı 1964 yılına
kadar sürdürdü. Ordunun ayrıca yüzme ve suya atlama
dallarında en iyi sporcusu oldu. Yine ordu takımında
atletizmin 400m. İle 4 x 400m. Bayrak yarışı dallarında
şampiyonluk kazandı.
Kerkük’ün Çay arası
İçimde var yarası
Ateşten gözü korkmaz
Aslandır her balası
Ordudaki görevini
sürdürürken, ırak askeri istihbaratının çeşitli
baskılarına maruz kaldı. Askeri hizmetini bırakmak
zorunda kaldıktan sonra, gözlerden uzak durmağa çalıştı.
Ancak baskıcı rejimin takibatından kurtulmak için, takma
isimlerle ve sürekli yer değiştirmek, dolaşmağa başladı.
Nihayet Irak’ı terk ederek ana vatana Türkiye’ye geldi.
1985 yılında ise ailesi ile birlikte Almanya’ya geçti.
Genç yaşlarda iken Hac farizasını yerine getirdi ve bu
yüzden daha çok Hacı unvanı ile tanındı. İstanbul’da
birkaç kaset doldurdu. Bu albümlerde ilahi ve methiyeler
gibi dini parçalar seslendirdi. Ayrıca milli parçalardan
oluşan birkaç özel albüm de hazırladı.
Kerkük’tür menim yurdum
Derdini çekip durdum
Ata Adil Nejdet’i
Yolunda şehit verdim
Danimarka’nın
Arhus kentinde yerleşti. Burada Türkmen derneğini kurdu.
Sanat çalışmaları yanında, Türkmen davasının gönüllü bir
eri ve temsilcisi idi. Türkmenler tarafından Türkiye ve
Avrupa’da düzenlenen birçok toplantı ve konferansa
temsilci olarak katıldı. 21.3.1993 tarihinde üzücü
hadisede hayatını kaybetti.
Bekledim çok gelmeni
Ey derdimin dermanı
Burada kurban ver meni
Kahraman ordu yürü
Hacı Abidin, Kerkük’te yetişen heyecanlı
ve milli duygularından asla taviz vermeyen bir Türkmen
evladı idi. Milli konularda ve hele hele Kerkük davası
için başını her an vermeye hazır, yürekli, mert ve gözü
pek bir kişiliğe sahipti. Irak Türkmenlerine yapılan
baskılar sonucu, nihayet canı kadar sevdiği Kerkük’ü
terk ederek, göçmek zorunda kalmıştır. Önce İran’a,
oradan Türkiye’ye en sonunda Danimarka’ya sığınmıştır.
Bu maceraya, ayrıca eşi ve çocukları da katılmıştır.
Doğup büyüdüğü ve yaşadığı topraklara
ölürcesine bağlı olan birisi için gurbet elleri
dolaşmak, bir diyardan başka bir diyara gitmek, nasıl
bir acı ve ızdırap verir; nasıl bir kavurucu hasret
yaratır, bunu ancak yaşaya bilir. İşte Hacı Abidin de
öylesine bir Kerkük müptelası idi ki, gittiği her yerde
Kerkük’ü yaşıyordu; Kerkük’le yatıyor, Kerkük’le
kalkıyordu. Yediği, içtiği, konuştuğu ve hatta aldığı
nefes Kerkük’tü. Kurduğu hayaller gördüğü rüyalar bile
Kerkük’tü. Okuduğu hoyratlar, gazeller, türküler
Kerkük’ü ve bütün Irak Türlüğünü dile getiriyordu.
Türkmenlerin gelenek ve göreneklerinden, folklorundan,
yaşadıkları dramlara, kısacası Telafer’den, Erbil’den,
Altunköprü’den, Kerkük’ten ta Tazehurmatı, Beşir,
Tavuk, Tuzhurmatı, Kifri, Hanekin, Mendeli ve Urfa’ya
kadar uzanan Türk diyarları, onun nağmelerinden terennüm
ediliyordu.
Kerkük Urfa’yla birdi (r)
Urfa gözümden nurdu(r)
Sevdası muhabbeti
Vurdu kalbime girdi
Bu özelliği ile
rahmetli Hacı Abidin, kısa sürede sürgünde yaşayan
Türkmen toplumu tarafından çok sevilen bir sanatçı oldu.
Bununla da kalmayarak, Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki
Türk Federasyonu’na bağlı ocaklar tarafından düzenlenen
gecelerde de aranılan ve sevilen bir sanatçı olarak ün
yaptı. Artık o milliyetçi camialarda, Türkmenlerin sesi
ve nefesi halinde gelmişti. Avrupa’daki milli gecelerde,
İstanbul ve Ankara’da düzenlenen törenlerde, salonu
dolduran seyircileri, töreni izleyen misafirleri
coşturarak ayağa kaldırıyor ve onlara heyecanlı anlar
yaşatıyordu. Salondakilerden büyük alkış alan Hacı
Abidin de, bu sevgiye mazhar ve layık olmak için,
repertuarını genişletiyor, yeni sözlere eski ezgiler
veya eski sözlere yeni ezgiler giydirerek, Türkmen
toplumunun gördüğü zulüm ve baskıları dile getirmeğe
çalışıyordu.
Yerleştiği Danimarka’dan bütün Avrupa
ülkelerini dolaşıyor ve en sık olarak da Türkiye’yi
ziyaret ediyordu. Türkiye’ye geldiği sıralarda, Kerkük
dini musikisinden oluşan iki albüm yapmıştı. Ayrıca özel
bir kayıttan oluşan, Kerkük’ten seçtiği bir kaseti daha
vardı. Bu örnek kaseti de İstanbul’da bir stüdyo kaydı
ile ciddi ve kalıcı bir albüme dönüştürmek istiyordu.
Ancak ne yazık ki, ömrü vefa etmedi ve o meşum hadisede
hayatını kaybetti.
Dert meni aldı neynim *
Yatağa saldı neynim
Çok niyetler tutmuştum
Gevlimde kaldı neynim
* Ne yapıyım
Hacı Abidin heyecanlı ve hızlı bir hayat
yaşamıştı. Hemşerilerini, arkadaşlarını her zaman arar,
onlarla beraber olmaktan büyük mutluluk ve haz duyardı.
Dostluğa, arkadaşlığa çok önem verirdi. Bunun için de en
büyük kriteri, mili şuur ve Kerkük sevgisi idi.
Kendisini seven arkadaşları, onun hatırasını yaşatan bir
albümlü şiir ve hoyrat kitabının hazırlanmasını
istediler. Onların isteği üzerine hazırlanan bu eser,
rahmetli Hacı Abidin’i her zaman yaşatacak ve
arkadaşları arasında hatırlatacak bir çalışmanın
ürünüdür. Bu vesile ile Hacı’yı rahmetle anıyor,
ailesine, yakınlarına ve kendisini seven bütün
dostlarına yeniden baş sağlığı
diliyoruz.
Şemsettin KÜZECİ
|