Siyasi Abu Garip hapishanesinin acılari
Sadun KÖPRÜLÜ
Başkent Bağdat’ta bulunan Abu garip
hapishanesi, büyük bir hapishane olarak,
birkaç bölüme ayrılmaktadır, ağır
cezalar, hafif Cezalar bu bölümlerin
birçoğu normal konuları, cezaları
kapsamaktadır.
1-Abu garip ağır ceza hapishanesinde,
Müebbet yirmi yıldan başlayan, yüz yıla
kadar siyasi olmayan hapisler
bulunmaktadırlar, birçoğunun yargıları
adam öldürmek, uyuşturucu madde, silah
çalma, kaçırma, ihtilas bankalar soyma,
rüşvet. Tehdit etme ve başka siyasi
olmayan olaylar.
2- Abu Garip hafif cezalar, bunların
yargıları bir yıldan yedi yıla kadar
olmaktadır hırsızlık, adam yaralama,
araba olayları, rüşvet vermek, almak
siyasi olmayanlar cezalar.
3-Abu Garip Siyasi olmayan idam bölümü,
buda uyuşturucu madde, adam öldürme,
kadın olaylar, tecavüz ve buna benzer
olaylardan idam olunurdu.
4-Abu garip siyasi idam bölümü, burada
başka devletlere Ajanslık yapanlarla,
Saddam’a karşı duranlar, kötü
konuşanlar, parti kuranlar, Dini, milli
siyasi yönleri, görüşleri olanlar, sınır
olayları, devrime kalkanlar, Türkiye,
İran’a kaçanlar, ve bir yabancı kızla
evlenmek başka bir devlete bilgi
vermekle suçlanır, Türkiye, İran, Suriye
ve başka devletlerle ilişkileri olanlar
159- 158- 146- 157- 204- 202- 175, 179
gibi maddelerle idam olurlardır. İdam
bölümünün birkaç celladı vardır
bunlardan Abu Vedat.
5-Abu garip siyasi hapishanesinde buluna
koğuşlar, bölümler ise K- 1- K- 2 – K-
3- kapalı koğuşlar burada İran’a bağlı
olan dini partiler Hizip Allah, Hizip
Dava partileri gibi ve Saddam’a karşı
duranlardır, Şii, Sünni ayrımı yapanlar,
ve İnan, dünya ajansları olanlar
bulunmaktaydı, burada binlerce insanlar
156- 159 maddesiyle yargılanarak, 1979
den 1989 yılına kadar kapılı K- 1-
Kapalı- K- 2- bölümünde, en acı
günlerini yaşamışlardır.
Ayrıca kapalı olmayanlar M- 1- M–2- M–3
– Lokanta–1 – lokanta–2- Medrese-
Camalun- 1- Camalun-2- ve bu
bölümlerinin dışarı alanları
kapatılarak, orada binlerce hapis olan
insanlar yaşamaktaydı.
6-Yapancılar bölümü, tam olarak İran,
Almanya, İngiltere, Amerika, Türkiye,
İsrail, Suudi Arabistan, Suriye, Kuveyt,
Uman, Urdun ve başka devletlerin
vatandaşları olarak, Irak’ta Ajans diye
yargılanarak, uzun yıllar Abu Garip
hapishanesinde kaldıktan sonra, 1984
yılında Abu Garip hapishanesinin başka
siyasi olmayan özgür olanlar bölümünde
göndermişlerdir.
Irak gizli servisi muhaberatına bağlı
baplı olanlar 1- Mahzen tutuklunun
burada soruşturması bitince, yargı evine
gedmeden önce, burası bekletme yeri
sayılırdı, her türlü baskı işkenceler bu
bölümde uygulanmaktandır.
2-M–4 Irak Muhaberatına bağlı, bu bölüm
burada Saddam’a karşı devrime kalkanlar
ve Saddam tarafından önemli kişilerin
bölümü olarak, buradan yargı evine
gönderilirdiler, Saddam’ın önemli
insanları olarak, bunların içinde
bakanlar, askeri görevlilerde, sarayda
ve Emniyette, muhaberat, istihbaratta
çalışanlarda bulunmaktandır.
Abu Garip hapishanesinde Siyasi emniyet,
İstihbarat, Muhaberat bölümünde,
soruşturma işkence bölümleri
bulunmaktaydı, buradan( Serve) Devrim
yargı evine gönderilerek, idam yoksa
Müebbet olunurdu,
Abu garip hapishanesinde birkaç oda
gardiyanlara, Emniyet, Muhaberat subay
yetkilerinin idi, sıkıyönetim olarak Abu
Garibin etrafı tanklar, zırhlı arabalar,
yeni silahlarla hapishanede olan
insanları korkutulurlardı, tüm
duvarlarda, işte, dışarıda çok sayıda
bekçiler, nöbet tutmaktaydılar, kaçanlar
idam olurlardı, yoksa aileleri yerlerine
hapishaneye atılırdı.
Abu Garip siyasi hapishanede bir küçük
market dükkânı bulunmaktaydı, şeker,
çay, pirinç, yağ, Ekmek, salta, sabun
gibi eşyalar satılıyordu, bu market
birkaç kişi anlaşarak para zoruyla,
devir alırdılar, birde bir berber ve ütü
yeri bulunmaktandır, bunun yanında
hapisler Abu Garip dairesi tarafından
kurulan mutfakta günlük her kes bedava
çalışarak, hapisler için yemek
yapılırdı, temizleme yapılırdı ve
Ankarcı söylenen bir, iki kişi
tarafından önle, akşam, yemekler
dağıtılırdı ve kapalı yerlere de
verilirdi, bu durum 1988 Saddam düşene
kadar çok değişti, her şey yasaklandı,
tüm özel siyasi Abu Garip kapalı
hapishane döndü, hiçbir kimse öteki
hapisleri görmesi olamazdı, baskılar,
işkenceler hızlı olarak artmaktaydı,
odalar hapislerin üstüne kilitlenerek
aramalar başlayarak, yüzlerce saray
Saddam’ın muhafız güçleri hapishaneyi
yönetmeye o dönemde başlamışlardır
günlük Spor yapmak büyük alana güneşte
çıkmak bile, yasaklandı, günlük her
bölümden yüzden fazla insanlara işkence
yapılırdı, Radyo dinlemek, kitap okumak
eskiden olduğu gibi yasaklandı,
Saddam’ın kitap, gazete, dergileri,
televizyonu hariç saatlerce Saddam’ın
konuşmalarını dinlemek, onu uygulamak
kutsal bir görev sayılırdı,
uygulamayanlara türlü işkence yapılırdı.
Bu baskı, aramalara rağmen gizli olarak
kulaklık ile küçük radyomdan Türkçe
haberleri dinlemekle, gecenin son
saatlerde gizli anne, babam tarafından
getirilen Türkçe kitap, dergi,
gazeteleri gecenin son saatlerinde
okumaya başladım böylece 17 sene yaşamım
okumayla, radyo ile geçmekteydi.
Abu
Garip hapishanesinin gizli olarak
zeminde, alt katta çok sayıda dünyadan
haberleri olmayan, uzun yıllardan
tutuklar vardır, Irak’ın her bir
şehrinde, ilçesinde, köyünde bile gizli
hapisler bulunmaktaydı, binlerce siyasi
tutuklu kadınlar on yaşlarında
çocuklarda gizli yerlerde yıllardan
tutuklu olarak
Yaşayarak, çokları
işkence altında ölmekteydiler, büyük
hastanelerinin zemin alt katları hep
hapislerle doluydular bunlardan Tip,
Şaib, Kerede, Rezvaniya, Füzeliye, Badoş
Heyad, Suudi
Arabistan sınırı ve Irak’ın güney,
kuzeyinde, onlarca hapishane
yapılmıştır.
Irak Saddam
döneminde, genel olarak büyük hapishane
sayılırdı, Saddam’ın çevresinden başka,
artık Iraklıların hapishaneye girmeleri
normal olmuştur, bir tek sözle Saddam
yanlılarının yazmış oldukları raporla
bile insanları idam edilmekteydi,
Saddam’a karşı duranlar, bir kötü lef
söyleyenlerde, ayrıca Saddam için
çalışan ailenin içinde, dairelerde,
hapishanede bile Saddam yanlılarının
özel yerleri, özel görevlere sahip
olmakla, kaldıkları odaları ve yatakları
bile özel olurdu, çoğunluk ailelerini
görerek, evlerine bile giderlerdir,
çarşıya çıkarlardır, inerlerdir, Saddam
yanları hapis oldukları sırada,
hapislere karşı her türlü işkenceler
baskılar yapardırlar, raporlar
yazardılar.
Bir bölüm
hapislerin yılları dokuz ay olarak,
bizlerin ise on iki ay olmaya rağmen,
fazla yıllarda hapishanede Aflardan
yararlanmadan uzun süre
kalmaktaydık.
Abu Garipte uzun
yıllardan Irak Türkleri milli
davalarından dolayı idam olarak, birçok
Türklerde üzücü hastalıktan dolayı
onlardan iğne, ilaç kesilerek,
verilmeden şehit olmuşlardır, Saddam
rejimi Irak Türklerini bir Türkiye’den,
milliyetçilik, Türkçülük davasından ve
Türkiye ajansı, Türkiye’ye kaçmak
suçuyla, ve bir bölüm Irak Türklerini
İran’a kaçma, ve hizip dava, hizip
Allah, Sünni, Şii ayrımı yapmak suçuyla
idam etmiştirler, hiçbir genel aftan
yaralanmadan uzun yıllar hapishaneye
bırakılmışlardır.
Abu Garip
hapishanesi özel siyasi yargı evinde,
yargılarların bir çoğunluğu bilgili,
bakan, elçi, yarbay, albay, yüz, bin
başı, mühendis, avukat, öğretmen,
öğrenci, yüksek diplomaları olan
insanlar bulunmaktandır, özellikle Irak
Türkleri kültürlü, diploma sahibi yüksek
okular bitiren aydın insanlar
sayılırdılar.
Abu garip hapishanesinde, siyasi
hapislere karşı yoğun olarak, baskı ve
sindirme politikaları uygulanıyordu. Tüm
faaliyetiler, radyo, Kitap okuma kontrol
altında tutmaya çalışan muhaberat,
emniyet güçleri sindirmeye çalışarak,
İnsan Hakları uygulanmadan, idam ölüm
işkenceler artmaktaydı.
Siyasi, Dini, milli İnançlar nedeniyle
tutuklanan, hapis olan kişiler Abu Garip
hapishanelerinde sistematik işkenceye
maruz kalmaktaydılar, hapishanede
bulunduğum sırada gizli yollarla
işkenceye dair özel raporlar BM ve insan
hakları kamuoyunun dikkatine gizli yolla
sunmuştun. Ancak Irak’ın tüm
hapishanelerde tutuk evlerinde işkence
sona ermemiştir, tüm hızıyla devam
etmekteydi.
Son yıllarda göz ardı edilemeyecek
boyutlara ulaşan işkenceler, 1979
tarihinde Saddam iktidara geldiği sürede
artmıştır ve işkence altında ölen
Türkmenlerin cesetleri ailelerine bile
verilmemiştir.
Abu Garip özel siyasi hapishanesinde,
bulunan hapisler ayrıca yakınları,
hapishanelerde yıllar boyu yaşananlar
hakkında, bilgi vermeden korkarak,
çekiniyorlardır, çünkü devlette
muhalefet olmak büyük suç olduğunda
dolayı tehlikeye düşerek cezalanacaklar.
Hapishanede yargılananlar çoğunluk
jelâtin torba ile boğularak her
tarafından kan akana kadar dövülerek,
yalan yere bile konuşmakla boş suçla
imzalamaya mecbur kalırdırlar.
baskılar, işkence gören hapisler güçlü
olmasalar, yok olacaklardır.
Abu Garip hapishanesi,
siyasi özel yargı evinin
dört duvarları arasında bizler Saddam
döneminde hiç mutlu olmadan, yene bizler
başkalarına karşı Mutluluk vermeye
çalıştık ve her milletin acısını,
üzüntüsünü acımız saydık, ilgilendik tüm
Türk dünyasında kardeşlerimize gözyaşı
bile döktürmek, işkence yapılmak içimizi
parçalamaktaydı. Tüm tutsak
Soydaşlarımıza ağladık ölenlerin gizlice
olursa da yaslarını tutuk, yüreğimiz
milletimiz için coştu, yandı, bizler
soydaşlarımıza dünyanın her yerinde
hapishanesinde, dertlerine, acılarına
üzülerek, yandık çare aramaya başladık,
bence dünyanın her yerinde yaşam çok
güzeldir, dikta rejimlerden özgürce
yaşadığım zaman, başkaları tarafından
sevinerek, insanları doğruda severekte
dünyanın her yerinde hapishanesinde
dertlerine, acılarına üzülerek, yandık
çare aramaya başladık, artık bizim gibi
acılar gören, çileler çeken
kardeşlerimizi düşünmeliyiz, bizim
görmüş olduğumuz sancıları duyarak,
yaşama güzel içli duyguyla bakmalıyız,
nasıl olursa bir gün gelir kurtarırız,
Saddam rejimi düşecektir diy, her an
mutlukla, umutlarla yaşamaktaydık,
Saddam döneminde yaşan işkence dramları
bugün bir, bir ortalığa çıkarak, Arap
Baas partisi yok olduktan sonra,
Saddam’ın, Berzan El Tikriti idam
olmasıyla Amerika Demokrasi, özgürlük
getiri diye, Kürt peşmergelerı
kullanarak, ister kuzey Irak’ta ve
Irak’ın her yerinde özellikle Kerkük,
Telafer, Tuzhurmatu, Musul ve tüm
Türkmenelinde, olaylar acı durumlar
artmaktadır, bugün Irak’ın her yerinden
tutuklanan Irak Türkleri, aileleri acı
durumu yaşamakla, kanlı yaşlar
dökmektedirler, her gün Türkmenelinde
bombalı, öldürme, yakma, yandırma
olayları dünya gündeminde göz ardı
olarak,
yaşanan gizli vahşet gün ışığına
yansımadan, batı dünya medyası bile Irak
Türklerinin acılarından bahsedemiyor,
Irak Türkleri Irak’ın her yerinde
bulunan hapishanelerinde işkenceye maruz
kalarak, umut dolu yaşamları
sönmektedir.
Irak Türklerinin yıkılan güzel
yaşantıları Amerika işgal altında, ayni
Saddam dönemi gibi haksızlığa uğrayarak,
ana haklarından peşmergelerin
baskısıyla, yoksun kalarak, başka
ülkelere kaçmanın yollarını arıyorlar.
Bugün
Irak Türklerine Amerika kan, gözyaşı, ve
yok olma yıkımdan, öldürme, patlama
olaylarından başka bir özgürlük,
Demokrasi getirmedi ve halada uygulanan
insanlık dışı davranışlar sürmektedir,
birçok insanlarımız Abu Garip ve Irak’ın
birçok peşmergeler, Amerikalar
tarafından yürütülen hapishanelerde
bulunmaktadırlar, özellikle Telaferli,
Erbilli, Tuzhurmatu, Kerküklü Türkler,
bugün kendi haklarını savunanlara,
direnişçi terörist diye niteliyor.
Bağdat Abu
Garip özel siyasi hapishanesinde acı
içkencilere, vahşiliklere bugüne kadar
bir kuruluş sivil örgütler, insan
hakları Saddam rejimine ve bugün
Peşmergeler Amerika tarafından yönetilen
Irak hapishanelerinde acı duruma dur
diyen olmadan, artık İnsanlığa sığmayan
bu işkence, baskılar durdurmalıdır ve
tüm hapishanelerden Irak Türkleri özgür
olunmalıdır, Saddam döneminde olduğu
gibi, bugünde bu acı kanlı olaylar
sürmektedir.
Mesut
Berzan Hapishanelerinde gizli tutuklanan
Türkler yaşamlarını kayıp etmek
üzeredirler, bunlardan Erbil bulunan
Telaferliler yanında Erbilli Emir İzzet
altı seneye yakın gizli yerde
tutuklanmaktadır, ayrıca Yaşar
Telaferli. Bizler Saddam döneminde Abu
Garip özel siyasi hapishanesinden, tüm
işkence baskılara rağmen, yanımıza
görüşmeye gelenler yoluyla, birçok
mektup raporlar yazarak, Evrensel İnsan
hakları, BM, Uluslararası Af Örgütü
(Amnesty International) her türlü insan
haklarını savunan kuruşlara göndermekle,
bizler Türkiye, Türklükten siyasi
ideoloji, Din ve Mezhep, siyasî düşünce
suçlularından yargılanarak, işkenceyle,
idam olarak tutuklanarak, uzun yıllar
Abu Garip hapishanesinde hiçbir devlet
yanımızda olmadan, dünyanın
güzelliğinden, hoşluğundan, mutluğundan
yoksun kalmamıza rağmen, ölüme, idama
karşı varlığımızdan, milli
mücadelemizden Türkçülük davamızdan,
bıkmadan, yıkılmadan, yılmadan
vazgeçmeden yaşamış olduğumuz tutsaklık
yaşantımızı özgürlük dünyasında
güzelleştirmeye, milli duygumuzla
sürdürmekteyiz.