Anasayfa الرئسية   Bize ulaşın اتصل بنا     Sesli chat دردشة صوتية  

           Hoş geldiniz اهلاً وسهلاً 

IRAK TÜRKLERİNİN DÜNÜ BUGÜNÜ VE ACI ÖZLEMLERİ KERKÜK

---------------------------------------------------------------------------

YAZAN: SADUN KÖPRÜLÜ

---------------------------------------

ANALİZ

-------------

Cellat Saddam rejimi ortadan kalktıktan sonra bu gibi kurtuluşla mücadeleyle Saddamın sonu gelmekle , Saddamın kopyaları olan  Faşist ırkçı Kürt Barzani , Talabani bu süreden yararlanarak  1959 yıllarından Mulla Mustafa Barzani , Talabani bu süreden fırsat ederek 1959 yıllarından Mulla Mustafa Barzani’nin hayal ettikleri Kürt devleti ve dikte rejimi kurmaya yönelmektedirler bu dikta rejimin tümü finans Kerkük petrolünün kaynağı sayılmakta olarak onu hedef almışlardır .

 

Kürtler İsrail , İngiltere , Fransa’nın destek yardımı ile Kerkük Türkmen şehrini  bu gün Kürt bölgesi olarak dünyaya tanıtmaktadırlar ve bunu yapmaya tüm çabaları harç etmektedirler.

 

Öte yandan Araplarsa Kerkük’ün bir  Arap şehri olduğunu öne sürmektedirler ve Kürtlere karşı durmakla pay almak istemektedirler.

 

Kerkük Türkmen şehrine bakıldığında hiçbir zaman ne geçmişte ne bugün ne yarında bir Arap , Kürt şehri olmamıştır ve olmayacaktır .

 

Kerkük Türkmenelini savunmak onun hakkında kararlar vermek yalnız Türkmenlere düşer  ve yalnız Türkmen milleti bu Türkmen şehrini koruyacaklardır .

 

Yeni Irak’ın Saddam rejiminden  sonra yapılma kurulması Türkmenler açısından tarihi bir olay kazanan sayılmakla mücadeleye devam ederek ABD İngiltere politikası Irak Türklerinin yönelmekle onları uzaklaştırmayla 4 milyon olan  sayılarının gizli tutarak yaşamış oldukları  yerlerini Kürtlere dağıtarak ve yüz binlerce Kürtlerin Türkmeneline yerleşmelerini desteklemektedirler, bunun yanında Türkmenlere karşı uygulamakta olduğu ABD’n ırkçı ayrımcı politikası bu gün Türkmenelinde göz önündedir Kürtlerle birlikte bir seneden beri Türkmen Telafer şehrine her türlü saldırıda baskıda bulunarak yüzlerce Türkmen Telafer kardeşlerimizi öldürmeye kurşuna dizmektedir kadın , çocuk , Erkek , yaşlı ayrımı yapmadan uçar savarlarla ,tanklarla , hızlı araçlarla onları  yok etmeye Kürtlerle birlikte evlerinden topraklarında kendi anayurtlarından uzaklaştırmakla Kürtleri yerleştirmektedir .

Yiğit Aslan atılgan Türkmen Telafer milletini iyice düşmanlar tanımalıdırlar İngilizlerde hatırlamalıdırlar 1920 Kaça kaç Telafer devrimini nasıl büyük bir ders vermiştir onlar ve yine öteki düşmanlara tekrar bu dersi vermeye tüm Türkmeneli bu milli yolda mücadelelerini başlatacaklardır . 

 

1921 yılında kurulan Irak devleti , Irak’ta tarihten 1000 yıl önce yaşayan Türklerin Arapların yönetimi altında bırakılarak günümüzde Irak Türkleri ,Kürt gruplarının egemenliği altında zorla kurulmaktadırlar ve her türlü yok edilmeye maruz kalmaktadırlar  .

 

Osmanlı İmparatorluğundan  sonra Irak Türklerin konumları ve demografileri üzeride oyunların en kötü etkisi süreçleri  bu gün bizler yaşamaktayız .

 

Saddamdan sonra  Irak’ın yeni anayasasının Türkmenlerin üçüncü  unsur olmalarının yazılmalıdır bir daha Kerkük , Erbil , Musul  ve tüm Türkmenelinde baş asimilasyon

politikaları sona ermesi ve tüm n haklar tanıması gerekir .

 

Türkmen milleti eskiden olduğu gibi gizli örgüt teşkilatlarıyla uzun yıllardan politikada çalışarak hiç ayrılmamışlardır,

 

ağırlıklarını Kerkük’te kurmuşlardır , Örgütlü olarak 1959 yılında Kerkük katliamında vermiş oldukları şehitlerin kanları her türlü bahasına olarak canlarıyla ve mücadeleci milliyetçi insanlarıyla almışlardır .

 

Osmanlı İmparatorluğun döneminde Musul , Kerkük , Erbil , Süleyman iyeni  kapsayan  Musul vilayeti 1921 tarihinde  Irak devletinin sınırları içerisine alınmıştır .

 

O sıradan Türkmen bölgeleri Arap  yönetimleri altında kalmıştır ve Irak ‘a gelen yönetimler Irak Türklerinin demografisin değiştirmeye kalkmışlardır.

 

Türkmenler önceleri Türk Osmanlı İmparatorluğu altında özgürce yaşayarak sonradan kendi ırklarından  dillerinden  olmayan başka bir milletle karşı karşıya kalmışlardır artık durum öncesinden daha ayrıntılı olarak sosyal, ekonomi, politik, kültürel bakımından değişmiştir.

 

Irak Türkleri önceleri bu topraklarda  İmparatorluklar

Atabeyler, Devletler kurarak tarihte rolleri çağlar boyunca büyük olarak hüküm sürerek yönetim ellerinde iken bugün ırkçı ayrımcılık yapan bir yönetimin baskı işkencesi altında kalarak onların azınlık bir duruma getirilmiştir ve Irak’ın üçüncü bir milleti olduğunu bile anayasaya yazdırmadan Türkmenlerin milli varlığını yok etmeye İster Kürtler ister Araplar ,düşmanlar çalışmaktadırlar .

 

Irak Türkleri nüfus bakımından üçüncü millet yoksa ikinci millet sayılarak doğru bir seçim olursa sayıları başkalarından az değildir,Türkmenlerin önemli yerleşim yerleri tüm Türkmen elidir bu topraklarda milletimize karşı her türlü işkence baskı uygulanmaktadır .

 

Irak devletinin kurulmasıyla kraliyet döneminde ve 1924 – 1946 tarihinde Gavur bağı katliamları olmuştur, kraliyetten sonra 1959 yılında Irak Türklerine komünist Kürtler  tarafından kanlı işkenceli katliam yapılmıştır , 1963 – 1968 yılına kadar

Abdul selam, Abdurrahman Arif döneminde milletimiz kültür sanat haklarına kavuşmuşlardır, Baasçılar iktidara gelmesiyle Türkmenlerin yerleşim yerleri idari demografisi değişilerek Kerkük Türk şehrinin adı bile Arapça’ya değişmiştir eğitimde Türkçe’den Arapça’ya  dönmüştür ayrıca Türkmenelinde eskiden Türkçe yazılan şehir, bölge , ilçe , köy , semt , Pazar , cami, mahalle , cadde adları Arapça olmuştur  bunun yanında Kerkük’ün ve Türkmenlerin tüm Türkmen bölgeleri ile bağlantılarını koparmak amacıyla yeni bir Selahattin adında yerleştirmekle Tuzhurmatu , Kifri’ni ,Altun köprü’nü Çamçamalı Kerkük’ten almışlardır , ayrıca güney kesimden Arap ailelerini Kerkük şehrine yerleştirmekle onlara  para ev vermekle seslerini çoğaltmışlardır, Kerkük’ün demografisin değiştirmeye baas rejimi kalkmıştır .

 

Saddam döneminde Türkmenelinde eski Türkçe yazılan bölge , ilçe ,köy , semt ,Pazar , cami ,mahalle, caddeler adları Arapça  olmuştur bunun yanında Kerkük’ün ve Türkmenlerin tüm Türkmen bölgeleri ile bağlantılarını koparmak amacıyla yeni bir şehir Selahattin adında yerleştirmekle  Tuzhurmatu , Kifri , Altunköprü nü ,Çamçamal Kerkük’ten almışlardır , ayrıca güney kesimlerden Arap  ailelerini Kerkük şehrine yerleştirmekle onlara  para ev vermekle Kerkük’ün demografisin değiştirmeye Baas rejimi kalkmıştır . Saddam döneminde Araplaştırma politikası uzaya ulaşmıştır .

 

1927 yılından Kerkük petrolünün çıkmasıyla  Arap yönetimleri Kerkük’e karşı temel politika oluşturmuşlardır .

 

Kürtlerde bugün aynı Kerkük politikasını kendi yararlarına kullanarak her türlü yollara  baş vurmaktadır , Araplar 1930 yıllarından beri Irak yönetimleri tarafından  yerleştirmeye çalışmışlardır .

 

Araplar ilk olarak  bir solama projesi iş nedeniyle Haviçeyi kurmuşlardır, artık Araplar  Kerkük’e göçleri iş gücüne ihtiyaçla  ekonomi durumundan daha fazla artmıştır.

 

Irak Türkmenleri Kerkük’te 1966 yıllarında nüfusları % 95 olmakta bu gün ½70  düşmüştür, Kürtlerin son akınlarından Kürtlerin ilk göç akınları 1959 yılından değişik nedenlerden dolayı olmuştur ilk Kürt  semti Şorca yapılmıştır.

 

 Türkmen Kerkük şehrinin kimliğinin Arap ve Kürt yönetimleri tarafından  gündeme sürülmektedir ve bu nedenle Kürtler 1959 katliamını uygulamışlardır.

 

Artık ilk körfez savaşından sonra tüm dengeler durum değişmeye başlamıştır, kuzey Irak’ın Erbil , Süleyman ya, Dohuk , Zaho ,  Kifri Kürt yönetimi ve diğer çoğunluğu Irak eski rejimi kontrolünde kalmıştır, Kerkük’te , Bağdat Saddam yönetimi kontrolünde katılmıştır .

 

Artık bu dönemde büyük Araplaştırma politikası tam zirveye  ulaşmıştır, Türkmenler bu dönemde her türlü işkence baskı idama maruz kalarak kurşuna dizilerek çoklarda  hapishanelerde atılmışlardır,ve Kerkük Türkmenelinde çok sayıda Türkmenler büyük ölçüde göç ederek yerlerine  topraklarına Irak’ın  orta ve  güneyinden Araplar yerleştirmişlerdir .

 

Bu Araplaştırma  durumu olayı  Saddamın 9 Nisan 2003 devrilmesiyle son bulmuştur bu defa Kerkük Türkmen şehri ve öteki Türkmenelimiz Kürtlerin İsrail ,Amerikanın yardımıyla kontrolü altına geçerek yüz binlerce Kürtler  bölgeye akın ederek  hızla Kürtleşme planı  başlamıştır.

 

İkinci  körfez savaşından sonra daha fazla Kürtler Kerkük ve Türkmenlere karşı politikasını uygulamaya başlamıştır.

 

Bu sırada Kürtler Türkiye’ye boyun eğerek ihtiyaç duymaktaydılar.

Savaşla tüm kesimler insanlar topluluklar  Türkiye’nin kuzey  Irak ‘a girmesi söylentileri Kürtleri tedirgin olarak karşılık göstermişlerdir,  ve Türkmen politikasına  ve Irak Türkmen Cephesine karşı çıkılmışlardır, Kürtlerse yoğun bir şekilde  Kerkük, Musul’a girmekle  bir Kürt devletinden  konuşma söz konusu olarak Türkiye’de bu durumda Kuzeye müdahalesinden anlaşılmaktaydı.

Türkiye’ye karşılık olarak Kürt  parti grupları ise  ABD ile

 iş birliği yapmaya yıllar önceleri  başlatmışlardır .

 

9 Nisan 2003 Iraklılar için en mutlu  yeni bir dönem başlamıştır Saddam yönetimi devrilmiştir, Kürtler  bölgede yoğun nüfus sağlamak için bölge Kürtler tarafından kontrol edilmiştir Kürt ABD desteğini kazanmak üzere  Türkmenlere karşı baskılar saldırılar artmıştır.

 

Saddam düştükten sonra  ABD Türkmenleri dışlamakla bilgisizliği Irak’ı yanlış yönlendirilmekle  ve Kürtler tarafından yanlış bilgilendirilmekteydiler, Kürtlerin tutmları Türkmenleri rahatsız etmekle gelecek ilişkileri endişe yaratmıştır.

 

Kürtler 22 Ağustos 2003 Tuzhurmatu ya saldırmakla KYB Peşmergeleri dini  Murisi Ali yatırı mezarlığı tahrip ederek buna karşılık Kerkük’te  Tuzhurmatu’da  Türkmen milleti girişime karşı bir barış gösterisi düzenlemekle gösteri sırasında Kürtler silahlı peşmergelerin ateş kurşun açması sonucu 7 Türkmen şehit düşerek çok sayıda  Türkmenlerde yaralanmışlardır karşılıklı olarak  Kürtlerden  çok sayıda  peşmergeler ölerek yaralanmışlardır.

 

ayrıca bunun yanında 1996 tarihinde Erbil  Türkmen şehrinde liderlerimize mücadeleci  insanlarımıza baskı saldırılara maruz kalarak bir çok Türkmenleri  Mesut Barzani tarafından cellat Saddama teslim edilerek  idamlarına sebep olmuştur, Kürtler Erbil ‘de her  bir zaman Türkmen  varlıklara haklarına karşı durmuşlardır onları yok etmeye çalışmışlardır  ..

 

Türkmenler düşmanlar tarafından yok olma politikalarına karşı ve haklarını  aramaya mücadelelerini sürdürmekle  Erbil’de ,Süleyman iye ,Kerkük, Telafer , Musul’da olan haksızlığı  baskı  saldırıya karşı Türkmen milleti haklarını kazanabilmek için seslerini tüm dünyaya duyurmak için adlarını  ana yasaya yazmak tarihsel siyasal  kültürüne kavuşmak için  150 bine yakın Bağdat’ta  büyük  gösteriş  gerçekleştirmişlerdir.

Ayrıca Türkmen bölgesi Tuzhurmatu  saldırısını  Türkmenler  protesto ederek Ağustos 2003 Türkmenler KYB Peşmergeleri tarafından kurşun ateşleri sonucu  üç Türkmen şehit  olmuştur ayrıca  Kürtler Kerkük’te  tüm kuruluş  dairelere bayraklarını asmaya kalkmışlardır ,Türkmenler her türlü zulüm baskı ölüme rağmen kendilerini  koruyarak ayakları üzerinde durmayı sağlamakla yeterli olarak örgütlemeye teşkilat kurmaya çalışmakla önemli roller oynama çaba göstermişlerdir.

 

Amerika yönetiminde Irak’a yapılan operasyon sonrası  Saddam rejiminin devrilmesiyle  Irak Türkleri grupları siyaset alanında çalışmalarını genişletmekle Saddam yönetiminin kontrolünden kurtaran Türkmenlerin Irak’ın her  bir yanında her bölgesine dağılmışlardır.

Saddam sonrası yeni bir siyaset aşaması başlamışlardır, böylece Irak Türklerini yaşamında Kerkük, Erbil, Musul,Altunköprü, Telafer ,Tuzhurmatu , Diyala, Hanekın, ve tüm Türkmenelinde yoğunluk teşkil eden Türkmenler kuzey, güney, batı, doğudan  bölgelerinde bütünleşerek birlik beraberlik yaratarak bu yeni dönemde üstlerine düşen milli erek yolunda ve Türkçülük davalarına can, kan vererek Kerkük ve tüm Türkmenelinde  çalışanlar hızlı olarak başlamıştır.

 

Türkmenler siyasi yapıdan Türkmenler  milli gruplarını seçerek teşkilatlanmaya örgütlenmeye başlamışlardır, meşru temsilcilerini tanımakla ve milli kuruluş onurlu  mücadeleci Türkmen milleti akın yaparak milli davalarına katılmaya tüm güçleriyle başlamışlardır .

 

12 – 15 Eylül 2003 tarihlerinde Kerkük Türkmen şehrinde düzenlenen Türkmen kurultaya dünyanın her bir yanından binlerce insanlar katılarak başkanlarını demokratik bir yolla seçmişlerdir.

 

Irak’ta yapılan 30  Ocak 2004  tarihinde milletimiz  çoğunluğu seçimlere  katılarak  oyunu kendi milletine vererek değer kazanmışlardır, Kürtlerin tüm sahta oyunları  sandık kaçırmalarına  yasaklarına karşı tüm dünya  Türkmenlerden konuşarak  Irak’ta üçüncü  millet olduklarını yansıtmışlardır .

 

Türkmenler seçimde her etnik ve ya mezhep grubu etniği yanında  kendi çıkarlarını düşünmekle haklarını birlikte savunmuşlardır.

 

Her siyasi kurum kuruluşlarımız  meşru haklarını ve seçimlerde

varlıklarını göstermeye hızlı adımlar atarak çalışmışlardır .

 

Türkiye Cumhuriyeti Irak Türklerine son günlerde önem vermekle Kerkük Türkmeneli politikasını yakından izlemekle ilgilenmekle Irak Türkmen cephesine destek  sağlayan  tek meşru temsilcileri 10 yıldan beri sayılmaktadır .

 

Türkmen milletinin milli davasını savunmakla bir an önce milli , idari , siyasi haklarına kavuşmalarını ve başka millet sever Türkmen toplumunun bu çatıya katılmasını  onarıyor ITC her kes kendi çabasıyla yönüyle  milli Türkçülük davasıyla ilgilenerek hizmet etmektedir, ITC Irak’ta ve Irak’ın dışında en büyük  siyasi organizasyon  sağlamakla öteki siyasi kuruluşlarla  mücadeleyi sürdürmektedir, 1995 yılında Irak Milli Türkmen partisi , Türkmen birlik partisi(Türkmen eli partisi ) Türkmen Bağımsızlar hareketi bir çatı altında toplanmışlardır, bir çok toplantılara önderlik yapmışlardır,Türkmen mücadelesi  yolunda  çok tehdit unsuru  olarak, KDP Mesut Barzani , Saddam  yönetimi  ile iş birliği  yaparak her türlü idam, saldırıya  baskıya Türkmen maruz kalmışlardır , 1996 – 19998  - 2000 – 2002  ve 2003  tarihlerinde  Saddam  desteği  ile KDP Kürt grupları büyük saldırılara  uğramışlardır , ITC  üçüncü  kurultayını gerçekleştirmekle Irak  içinde dört  partiyle katılarak  ve yabancı ülkelerden  yüze kakın  Türkmen kuruluş, teşkilat , örgütlerimiz  ve sivil toplum,  derneklerimiz katılarak demokrasi sınavını kazanarak kurultay sonucu Türkmen bölgelerinden temsilciler seçilmiştir ve Türkmen  meclisi ortaya çıkmıştır .

 

ITC Türkmenlerin varlığını kurarak  Irak’ın  kuzeyinde radyo , basın , yayın , Türkçe eğitim okullar açılmıştır ve 500 yakın silahlı  kurma  birliği güçleri akıncılar bulunmaktaydı..

 

Dikta Saddam rejiminin devrilmesinden  sonra  geçici yönetim konseyindeki ilk  Türkmen temsilcisi Songül Çabuk adanmıştır ve Türkmenlerin meşru  haklarını savunmuştur.

 

Kürtler  Bugün Irak’ın  kuzeyini ele geçirmekle Peşmergelerin  Irak’ın ordusuna katılmasıyla Cumhur  başkanı bir çeteden olması Irak’ta  federal bir yapı oluşturmaktadır, buda bugün Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit altına almaktadır.

 

Türkiye’nin  tek çıkarı Türkmenlerdir onlara yardım etmekle onları güçlendirmektir onlarla  bir ittifak halında  olmakla  en uygun işbirliği platformu Irak  Türklerinden olmalıdır .

 

Türkmenlerde tüm insanlarıyla aşiretlerle birlikte  silaha sarılarak bir Türkmen gücü olaştırmakla her bir bakımdan  milletimizin bütünleşmesi ve milli Türkmen davasına silahlı güce sahip olmazı gerekmektedir .

 

Artık gücümüzü birleştirerek Sünni, Şiilerde ve Hıristiyan Türkmen kale gavurlarıyla birlikte tüm Türkmen bir çatı bir parti altında bir kuruluş altında çalışarak milli davaya katılarak ve tüm partilerin  birer temsilcisi olmakla bir alanda çalışmakla iklim, köycülük, Şii, Sünni mezhepsel din sorunlar ortaya  çıkmadan daha fazla kimlik Türkçülük davasını esas tutulması bugünümüzde davamız milli kimlikleriyle mücadele ederek  birlikte siyasi, idari, kültürel haklarımızı var ederek üçüncü millet olarak  ana yasaya yazdırmalıyız.

 

Türkiye’ye gelince Türkmen için ve milli davaları için  güvenlik sağlamak her bir yolla  onları korumalıdır , Kürtlerin Türkmenlere karşı saldırmalarında yanlarında  olmasıyla aktif olmalıdır ve bu alanda büyük Türkmen milleti konusunda büyük rol göstermekle ,Türkiye Türkmenlere güvenceli olmakla çünkü Türkiye Türkmenlere en önemli faktör sayılmakla ,Türkmenler  Kürtlerle, Arapların asimilasyon politikasına karşı direnme güçleri artarak Sünni, Şiiler birbirine  sarılarak Türkmen davalarına  kanlar akıtmışlardır buda Ağustos 2003 Tuzhurmatu  Kerkük olayları büyük bir kanıttır birlik beraberliklerine doğru .

 

Türkiye cumhuriyeti  ve tüm Türk  yetkileri bunu da iyi bilmelidir, Irak Türkleri Türkiye ile ve tüm dünya Türkleri ile  soydaşlık güçlü Türkçülük  bir bağın  olduğunu  görmektedir ve tüm Türklerden fazla Irak Türkleri Türkiye’ye  bağlıdırlar evlerinde Ata Türkün ,Türkeş’in bir çok liderlerin resimleri

bulunmaktadır , ayrıca  bir çok  isimlerde Türkçe’dir .

 

Irak Türklerinin her bir yerleri topraklarında her yerde görünmektedir .

bunun yanında  Türkiye’den  dolayı binlerce Irak Türkleri idam  olarak yüzlerce Türkmenler hapishaneye uzun yıllar atılmışlardır.

 

Türkmenlere karşı  Kürt grupları harekete geçerek büyük bir baskı  operasyonu düzenletmiştir ve düzenlemektedirler .

 

1959 yılında  Kerkük kanlı katliamı Mulla Mustafa Barzani’nin tarafından başlatılmıştır aynı zamanda Celal, Nuri  Talabani da ve başka Kürt büyükleri katılmışlardır .

 

Kürtler uzun yıllardan Mulla Mustafa Barzani’nin  politiksi yolunda Türk şehri olan Kerkük şehrinin kendilerinin bir şehri olduğunu öne sürmekle onlardan bir parça olmasını ve Irak devletine bağlı olmadığını söylemekle başkentleri boş sözle olmakla Türkmenleri azınlık olarak göstermektedirler,Kürtlerin hiçbir hakları olmadığı için Kerkük Türkmen topraklarını  kendilerine mal etmeleri  onların eğitim kültür ve tarihten bilgileri olmadığını yansıtmaktadır .

 

Kerkük’ün her bir yeri , her bir köşesi Türkmen diye  bağırmaktadır adları, şiarları, yazarları ses sanatkarları, Türküleri, şarkıları, bilgili insanları, mezarlıkları, Kerkük Türkmen milletinin kendi şehirleri toprakları ve her zamanda orada Türkmenler çoğunluk sayılmaktadır .

 

Türkmen milleti Kerkük uğrunda tarih boyunca mücadele ederek  binlerce şehitler kanlarını adak vermişlerdir.

 

Türkmenler bir damla kanlara kadar mücadele ederek  anayurtları Kerkük’ten ve tüm Türkmenelinden hiçbir an ayrılmayacaklardır ..

 

Kerkük’te ve tüm Türkmenelinde kan kardeşlerim milli dava yolunda mücadele etmektedirler ve milletimiz  her zaman  milli meşru haklarını savunmaktadırlar,Türkmen grupları çalışmalarını stratejik programları temelleri ilkeleri Türkçülük yolunda çalışmaktadır birleşmektedir ve faaliyetlerini sürdürmektedirler,demokratik yollarını haklarını elde etmeye uğramaktadırlar, bunun biz Türkmenlerde  hiçbir zaman iklim, köy, şehir, mezhep, Şii, Sünni ayrımı olmamıştır hepsi birden Türkmen davasına  hizmet yardım etmektedirler hepsi  birden genel olarak bir politika izlemektedirler,ve Irak’ın toprak bütünlüğünü birliğini  savunmaktadırlar .

 

Tüm Türkmenler arasında  ister Şii,Suni grupları arasında  iş birliği ve tüm aktif olmakla davranış ruha sahip olmaktadırlar

 

bizim Türkmenler partilerini, teşkilat, örgütlerini, Şii , Sünni  mezhep üzerine  değil milli Türkçülük  kimliği ile ilgili olarak kurulmuşlardır hiçbir zaman  ayrımcılık yapılmamıştır aralarında bugün KDP ve  KYP partileri  Türkmenlere karşı dehada sert düşmanlık tutumu ortada sergilenmektedirler

 

Ara sıra Türkmen şehri Kerkük ile ilgili  tavırlarını  ortaya atmaktadırlar , öte yandan Mesut Barzani , Celal  Talabani anlaşmazlık olması Türkmenleri azınlık olarak Saddam  rejimi gibi göstermektedirler ve Türkiye  devletinin Irak‘in ve Kürt bölgesine karşı içişlerine girişimi vurgulamaktadır .

Ayrıca  Türkiye Türkmenlere  destek verdiğini açıklamaktadırlar   Türkmenlerin Kerkük konusunda  planlarından Türkmenlerin

hiçbir hak kazanmasınlar her türlü  yollara baş vurmaktadırlar .

 

Kürtlerin, Kürtleştirme politikası  Irak yönetimleri Araplaştırma uzun yıllardan başlayarak Türkmenlerin özellikle Kerkük şehrine  binlerce Arapları  para ev karşılığı  Kerkük’e  yerleştirmiştir.

 

Kürtler  bölgedeki  petrol konusunda  birleşerek önemli bir ekonomi alanında başarı olacaklarını düşünmektedirler  ve onların Kerkük değil  özellikle Kerkük petrol gelecekte elde edecekleri  en önemli  kaynak  olduğunu  gündeme  getirmek üzere her türlü tehditlerde bulunmaktadırlar .

bununla  Kürtler 9 Nisan 2003 tarihinde Saddam rejimi düşmeden ve Amerika ile ittifakları Irak’ı işgal etmeden önce Kerkük’e Kürtleri  göç etmeye çapa göstermişlerdir.

 

Erbil bir Türkmen şehri olmasına rağmen göç ettirme politikası  Kürtler tarafından  başlatarak bugün Türkmenler ikinci millet  olarak her türlü baskıya  işkenceye maruz kalmaktadırlar .

 

Ve Saddam rejiminde sonra Kerkük ve petrolü hedef almakla Kürtler Kerkük’ün demografik yapısını değiştirmekle yıllar  önceleri planlamışlardır ve Kerkük her bir  yönüne  bayrakları ve Kürtçe tabaları asarak  Kürt dilinin birinci dil olduğunu ve son  günlerde KYB Kerkük’te Kürt ailelerinden söz ederek 100 000 binden fazla Kürdü belgelerle Kerkük Türkmen şehrine yerleştirmişlerdir,ayrıca Kerkük’teki demografik düzeni değiştirmek amacıyla  Süleyman’iya, Dohuk , Zaho doğum yapan  Kürt çocuklarını  Kerkük’e kayıt etmişlerdir  bunun  karşında ev  maaşta bağlamışlardır .

 

Kuzey Irak’ta 1992 yılında başlayan  iki Kürt partilerinin savaşı ABD Kürt  gruplarını Washington anlaşması sonucu bir araya getirmiştir ve hızlı olarak yakınlaşma görülmüştür KDP ile KYP  arasında liderlik mücadelesi sürekli çatışmalara neden olmuştur

 

 KDP İle KYP partileri arasında 7- 8 Eylül  2002 ‘de Kürt parlamentosunu Mesut Barzani ve Celal Talabani birliğiyle kurulmuştur bu iki Kürt lider Türkmenlere karşı daha tutumları sert olarak ve Kerkük Türkmen şehrine karşı hiç taviz vermeden tavrı  hiç değişmeden tahditlerde bulunmuştur, Türkmenlerin azınlık olduklarını göstermekle ayrıca Türkiye’nin  Kürtlerin içişlerine karışmasın diye defalarca vurgulamayarak Türkmenlerin hiçbir haklar kazanmasın diye elinden geldiğini yapacaklarını söylemekle hayali tahditle bu sözle Kürt devletinin  gerçek olduğunu tamamlandığı ve bir Kürt  ordusunun kurulmasını demeçlerin de her kese  yaymaya çalışmışlardır .

 

o günden Amerika  ve Müttefik  güçleri Irak’lı işgal edilmesiyle Kerkük ve diğer Türkmen bölgelere giren Kürt peşmergeler Kerkük’ün ve Türkmen köy ilçelerinin Kürtlerin yerleri topraklarının Kürtlerin bir parçası olduğunu savunmaktadırlar

 

Kürtler partilerinin aralarında iş birliğiyle Irak Cumhuriyetini işgal eden  ABD ve müttefik güçlerin sonucu  Bush’un Kürtler federasyon Kürtlere  destek vermesiyle Kürtler sevinerek coşmuşlardır Kerkük ve Musul konusu öne çıkmıştır Telafer , Musul’u  Amerikan’ın yardımıyla işgal ederek  yüzlerce Türkmenleri öldürerek yaralamışlardır, Musul’un bir çok ilçe köylerinin Kürt olduğunu öne sürmektedirler,Artık Kürtler iyice akıllarına almalıdırlar,Musul, Kerkük yerleri ilçe bucakları  köyleri toprakları tarihle coğrafiye ayrıca sosyal Kültürel bakımdan bir Türkmen olarak ve Türkmen kalacaktır, hayalı boş kafalarıyla Kürtlerin Kürt devleti gerçek olmadığı belli her türlü açıklamalarda bunu hiç doğrulamaz ne kadar  Mesut, Celal  Kerkük, Musul Telafer demografik yapıyı değiştirmeye kalkarsa da ve Kürtleri göce teşvik etsellerde yine boş hayalla engellerle karşılanacaklar, ikinci körfez savaşından sonra Kürt grup partileri çalışarak Türkmen şehri Erbil’i kontrolüne geçirmekle 1991 yılından Kürtleşme politikası başlatan Erbil’e Kürtler demografik yapı değiştirmekle sonuçta Kürt varlığı Erbil’de yokluğa uğramıştır Erbil Türkmen kendileri kayıp etmeden dillerine tarih Kültürlerine bağlı kalmışlardır Türkçe eğitim okullarına candan kandan  bağlı olarak güzel  kitap  gazete  dergileri ortalıkta görünerek tüm  hainlere lanet okuyarak kendilerini dilleri canlarından fazla  savunmaya başlamışlardır .

 

Irak’ın yeni yapılmasında Türkmen şehri Kerkük’ün çok önemli olarak Türkmenler hiçbir zaman Kürt bölgesine karşı  olmakla Kürt federasyonu Irak anayasasına  aykırı olarak Irak’ın coğrafi  federasyonunu artık Kerkük şehri Irak’taki Kürt gruplarına yerel yönetimlerine bağlı olmayacaktır Kerkük’ün çoğunluğu Türkmen olmakla hiçbir bölgeye bağlanmayacaktır. Kerkük konusu doğru yasal olarak ve BM denemi altında genel bir sayım yapılırsa  belirlenecektir , bu sayımı Kürtler istemiyorlar .

 

Yasal  ve Avrupa BM katılımıyla olan sayıma karşı durmak 1968 yılında Kerkük yapısın gözden geçirirsek idari sınırları dışında kalan Kifri ,Tuzhurmatu,Kerkük sınırları içine girmesi çünkü bu ilçeler, köylerin Türkmen ağırlığıdır  .

 

Kifri , Tuzhurmatu ya son günlerde Kürtler göç etmişlerdir ne kadar Kürtler bu ilçelerin demografik yapısına değişmeye kalkarsalar da bu Türkmen ilçelerimiz nüfusunun yoğunluğu çoğunluğunu Türkmen teşkil etmektedir.

 

Türkmen Kerkük  şehrine yüz binlerce Kürtlerin akın göç etmesine rağmen şehir her bir yönden Türkmen şehri olarak Türkmen yoğunluğudur,ne kadar da  Kerkük şehrine yerleşen Kürt peşmergeler bir bölüm daireler de ellerinde Amerikanın baskısı desteği ile  ortaya çıkarmakla geçirmişlerdir .

 

Bugün Amerika her türlü Kürtlere  yakınlık  gösterseler bile gün gelir haksızlığa son verilecektir zorla alınan tüm yerler, topraklar Türkmen milletine dönecektir çünkü Kerkük’ün tek sahibi Türkmenlerdir.

 

Bu bugün Telafer Türkmen şehrinde yapılmakta olan Kürtleşme politikası hiçbir zaman onları yok etmeyecektir sonsuza tek Telafer Türkmenleri kendilerin kuruyacaklardır.

 

Türkmen milleti tarihten önce Irak’ın önemli aslı unsurudur uygarlığını geçmişini elleriyle kurarak parlak Irak’ın uzun bir tarihleri, kültürü edebiyat yapıları göz önünde yıllar boyu kormuş olduğu devletler, İmparatorlar, Atabeyler, bugün çok haksızlığa uğramaktadırlar bu nedenle BM VE Avrupa’nın denetimi altında bir doğru sayım yapılırsa Irak’ta Türkmenler aslı unsur olmakla sayıları hiçbir zaman Arap ,Kürtlerden az olmayacaktır Kürt’le eşit yoksa Kürtlerden daha fazla olacakları belgelerle belli olacaktır .

 

Türkmenler eskiden örgütlenerek teşkilatlanmaya başlamışlardır eskiden ve bugünkü Irak yönetimleri tarafından Türkmenleri tüm siyasi faaliyetleri yasaklanmasına rağmen gizli  olarak Türkmen örgütleri mücadelesi sürdürmekle atılgan temiz yiğit onurlu töreli erlerini gençlerini milli davalarından dolayı şehit vermişlerdir .

 

uzun yıllardan politikaya başlayan Türkmenler Irak’ın toprak bütünlüğünü savunan Türkmenler ve Irak’ın gelecek konusu düşünmekle çok önemli projeleri önermiştir bunlardan 18 eyalet sistemiyle ve 4 lü  federasyonu projesi bu coğrafi bir federal yapı sayılmaktadır .

 

3/ 5 milyondan fazla olan Türkmenler nüfus yapılarına potansiyellerine yakın uygun olmakla projeler gençlerine erlerine tüm halk kesimine milli milliyetçilik Türkçülük mücadelecilik,  teşkilatçılık örgütleme sistemi projeleri üretmek sırasıdır ,Artık bu gibi sistem yeni politika projeleri o zaman milletimize avantajlar sağlaya bilir Türkmen Sünni, Şii, Kale gavuru Köycülük, İklimcilik ,Büyüklük, Liderlik peşinden vazgeçmeli birlik, beraberlik yaratmaları bir arada çalışmalı, teşkilatlanma, örgütlemeyle silaha sarılıp mücadeleleri sürdürmek bölgede yaşayan Kürtlerinde hakimiyetleri azalacaktır ve Türkmenlerde sağlam dengesin kurarak üçüncü  değil ikinci millet seviyesine varacaklarına hızlı olarak yorulmalı , çalışmalıdırlar.

 

Artık Türkmenler bir çatı altında birleşmeleri ile kendilerini göstermekle projelerini çalışarak yorularak uygulamasını ortaya atmalı..

 

Türkmenlerin Dohuk ,Zaho , Süleyman iye, Erbil, Musul’da yoğun olmaları gündeme yetirmekle varlıklarını ortaya sinirlendirmekle yansıtmalı.

 

Türkmenler çoğunlukta olduğu, Musul, Telaferin, Kürt, Arapların egemenliği hakimiyeti altından kurdurmak, Telaferin bir il statüsü olması 18 eyalet projesini uygulamakla Kerkük Türkmen şehrinin Türkmenlerin eline hakimiyetine dönmesini  sağlamak çünkü Kerkük’te doğru bir sayım veya seçim BM İnsan hakları denemi altında yapılırsa Türkmenlerin çoğunluğu  olduğunu gerçeği belli olacaktır .

 

Artık Kürtlerin Kerkük’te Kürtleştirme politikasına karşı  çıkarak hayallarında yerleşen politikayı değiştirmek gerekmektedir ..

 

Kürtler bir çok Türkmen bölgelerini kendilerine katmak isteyerek ve Irak’ın yapımında Kürt grupları son beklentileri, erekleri bağımsız bir Kürt devleti kurmay çalışmaktadırlar .

Ve Kürtlerin politikası Irak hükümeti merkezi otoriteden uzak  olarak bir Kürt devleti peşindedirler, bunun yanında Kürtler  üzerinde durmuş oldukları en önemli doğal kaynak  Kerkük  petrolünün Kürt idaresine  katılmasıdır .

 

18 Eyalet coğrafi federal sistem Türkmen davasına daha fazla hizmet edecektir,aynı zamanda Türkmen milletinin haklarını  garanti altına almaktır .9 Nisan Saddam Hüseyin tutuklanarak Baas rejimi düştükten sonra Şiiler yeni Irak’ın yapılmasında Kürtlerin iyi ilişkilerde olmakla birlikte çalışmaktadırlar   .

 

Şiilerin tek amacı  Irak’ın nüfus çoğunluğuna sahip olmaktır , seçimlerde ağırlıklarını bırakmışlardır ayrıca Irak’ın üzerinde tüm Şiileriyle birlikte bir Şii iktidarı kurmaya çalışarak tüm arzularını gerçekleştirmişlerdir ve tutumları ortaya koyulmuştur .

 

ABD Kerkük politikasında Kürtlere önem vererek Irak Operasyondan öncesi Irak muhalefeti toplantısı 15 Aralık 2002 de Londra da yapılarak Kerkük haklarında kararlar alınmıştır .

 

Saddam rejiminden sonra Irak muhalefet liderlerin George  w. Bush ve temsilcisi Zalmay Halil Zad ile görüşmüştür ve temel hedef olarak Kerkük olduğunu gerçekleşmiştir .

ABD ile Kürt grupları arasında olan bu oyunun  farkına varan Türkiye Cumhuriyeti Kerkük’ün geleceği ile ilgili Türkiye ABD üzerinde baskısı artarak sonuçta Ankara  19 Mart 2003 tarihinde ABD Türkiye, ITC, KDP ve KYP arasında toplantı yapılmıştır , toplantı sonucu  Türkiye Kerkük ile  ilgili olarak önemli kararlar almıştır bunlardan:

 

1-Kürt  peşmergelerin  Kerkük ve Musul  şehrine  girmeleri yasaklanmak gerekmektedir .

 

2-  Kerkük’ün demografik yapısını değiştirmemeli , Kürtler.

 

Kürtler alınan  kararlara  karşı saygı göstermeden  yoğun bir şekilde baskı  yaparak Kerkük şehrine girmişlerdir, bunun yanında Kerkük’ün demografisini değiştirmeye başlayarak yüz binlerce Türkiye, Suriye, İran Kürtlerini  PKK’yı Kerkük’e yerleştirmişlerdir, seçimlerde çoğunluk sahta oyunlarla 30 Ocak 2005 kırmızı çizgileri ihlal ederek sahtelik yaparak kazanmışlardır .

 

ABD Kürtlerin politikasına karşı durmadan onları desteklemiştir

Ve Kerkük’te Kürtlerin akınlarını saldırılarına ilişkin göstergeler görünmüştür .

 

Ayrıca Kerkük’te oluşturulan şehir meclisinde hakimiyet Kürtlere verilerek ve çoğunlukta meclis Kürtlerden oluşmuştur, k ABD Kerkük konusundaki politikası Kürtlerin çıkarlarına olmuştur, ve Kerkük’ün dengeleri de değişmiştir çünkü Kürtler seçimlerde çok sahtelik yaparak sandıkları ortadan kaldırmakla Diyala, Musul, Erbil , Telafer ve bir çok yerlerde seçim Türkmenelinde yapılmadan kendilerini yoğunluk göstermişlerdir

her zaman olduğu gibi Türkmenler Irak’ın toprak bütünlüğünü savunarak tavırlarını ortaya koymuşlardır .

 

Türkmenler büyük roller oynamaları için hazırlıklı olarak harekete başlamakla gereken hakların kazanmak amacıyla milli mücadele  davalarına  sarılmakla seslerini uluslar arası tüm dünya ülkelerine bölgesel alanlara duyurmalı ve bu uğurda her türlü özveriliğe doğru çalışmakla yorulmaya atılmalıdırlar .

 

Irak devletinin kuruluşundan bu güne kadar büyük bir sorun olarak büyümektedir .

Kürtler eskiden günümüze bölgeye hakim olmak isteyerek Kerkük Türkmen kimliğini kendi yararlarına kullanmaktadır ve petrolün bulunmasından  bu yana Kürtlerin Kerkük’ü istemeleri dehada artmıştır .

 

Kerkük’ün önde gelen Türkmen unsuru her türlü baskı işkence akına uğramıştır, binlerce yıllardan beri Kerkük Irak Türkmenelinde yaşayan ve kendi toprakları olan yerler bu topraklar büyük haksızlığa uğrayan sahipsiz kalan Türkmenler kanlarıyla canlarıyla haklarını savunmaktadırlar,Türkmen milleti 1920 yıllarından milli haklarını kazanmak amacıyla  mücadele eden Türkmenler bugünkü durumlarına  bakılırsa her hangi bir kazanç olmamıştır .

 

Irak devleti kurulması İngiliz politikası sonucu  Irak Türk topraklarından Musul vilayeti  ,Kerkük , Musul , Erbil , Süleyman iye koparılmıştır Türkmen şehri Kerkük  Arap yönetimine bırakılmıştır bugünde Kerkük  ABD ve İngilizlerin politikası sonucu Kerkük Kürtlere bırakılmasına planlar çizmektedirler .

 

Artık Türkmenler Irak’ın yeni yapılmasında haklarını savunarak seslerini her bir yana duyurmakla bugüne kadar haklarını barışçı bir yolla politikasını izlemektedir ..

Türkmenlerin milli davası ve Türkçülük politikası sürerek Kerkük ve tüm Türkmeneli yerleri toprakları ellerine yakın bir süreçte dönerek önceden kormuş oldukları büyük devletlerinin idari , siyasi , kültürel , tarihsel varlıklarını mutlu , umutlu günleri yaşayarak mücadelelerini büyük Türk dünyasıyla anavatanları Türkiye ile sürdüreceklerdir …

Copyright ® 2005 iraqiyoon.com All Rights Reserved