|
IRAK TÜRKLERİNİN MİLLİ DAVASI YOLUNDA
KERKÜK BÜLTENİ
-------------------------------------------------------------------
YAZAN :
SADUN
KÖPRÜLÜ
---------------------------------------
Irak Türkleri
Kültür ve Yardımlaşma Cemiyeti başkanı Kerkük Musalla1934
doğumlu sayın Türkçü doktur Nefi Demirci başkanlığında 1971
tarihinde İstanbul’da yayınlanan Bültenin 7 sayısından bir
bölüm siyasi nedenlerden dolayı durdurulmuştur.
Bültende tanınmış
büyük yazarlar Atsız, Dr, M. Necmettin Hacı Emin oğlu, Dr.
Yusuf Dönmez, Ahmet Kabaklı, Enver Esen Kova, Acar Okan, Dr,
Hakkı Dursun Yıldız, Av. Enver Yakup oğlu, Mustafa Kaya bek,
Dr. Gülçin Çandarlı oğlu ve başkaları Bülten Türkçülük,
Kerkük Irak Türkleri insan haklarına, Tarihine, Katliam,
Diline, Acı, Çile, işkencesine yer vererek ister Irak’ta
olsun, ister dünya Türkiye’de olsun ilk bülten olarak çok
önem kazanmıştır, Irak yönetimi bültenin bir an önce
kapatılmasına çapa harç ederek Nuri Ravi adında olan elçi
rejim tarafından Türk yetkileri ile görüşerek bu bültenin
Irak’ın iç ilişkilerine karşı olduğunu bildirmişlerdir .
Irak Türklerinin
her bir alanda siyasi, Kültür, İdari yapıya büyük tarihe
sahip olarak İmparatorlar, Atabeyler, devletler kurarak
uygarlık yaratmışlardır .
Kültür alanında
günümüze kadar çok sayıda kitaplar, Gazete, Bülten,
Dergiler yayınlayarak kalemleri milli dava Türkçülük yolunda
ana haklarını korumaya silah olarak korku, ölüm bilmeden
çalışmışlardır.
Irak hükümetleri
85 yıllarından beri tüm varlıklarını yok etmeye çalışarak 35
yıldan diktatör Saddam rejiminin döneminde Irak Türklerine
karşı ve onları yok etmeye çok sayıda katliamlar,
Soy
kırımlar uygulamıştır .
Bu katliam,
soykırımlardan Altunköprü soykırımı, Musul Telafer katliamı,
günümüze kadar bir yıldan fazla şimdi Kürtler ve Amerika
müttefik güçleri tarafından davam ederek her türlü silahlar
kollanarak çok sayıda Telafer Türkleri şehit düşerek çok
sayıda insanlarımız yaralanmıştır .
Bunun yanında
Kerkük, Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Beşir, Tisin katliamları.
Günümüzde
milletimize karşı Türk şehirlerimiz Kerkük, Erbil, Musul
köylerimiz Beşir, Kümbetler, Yayçı, ilçelerim Telafer ,
Altunköprü, Tuzhurmatu, Hanekin, Kifri, Mendilli,ve başka
Türk topraklarımıza, yerlerimize karşı büyük sinsi, kıyıcı
oyunlar sürmektedir, bu işkence, baskı ,acı, çilelere rağmen
Irak Türkleri tarihine, dillerine, ülkelerine Türk
topraklarına canlarını, kanlarını vererek Türklük,
milliyetçilik, Ülkücülük davasıyla Kerkük ile tüm Türkmen
elini her bir karışına binlerce aydın, kültürlü, yiğit,
atılgan liderlerini şehit vererek yüce ulu Türkçülük
tarihlerine adlarını yazarak büyük destanlar, efsaneler
yazmışlardır .
Bunun yanında çok
sayıda tarihçiler, yazarlar, şairler, ses
sanatkarları,dokturlar, mühendisler, Avukatlar, büyük
subaylar büyük politikçi, liderler, kahramanlar
yetirmişlerdir .
Kerkük Bülteni
Türkiye İstanbul’da yayınlanan ilk Bülten olarak sayın
doktur Türkçü milliyetçi yazar Nefi Demirci tarafından 7
sayı yayınlanmıştır, tüm siyasi konuları kapsayarak bu
Bülten Türk şehri Kerkük ve Irak Türklerine önemli olarak
itkili konulara, siyasi yazılara yer vermiştir, önde gelen
konulardan, Irak Türklerinin geçmişiyle geleceği, kormuş
oldukları tarih boyunca Atabeyler, İmparatorlar,
devletlerden milli dava, Türkçülükten, Kerkük ile ilgili
yazılar yayınlanmıştır.
Kerkük Bülteni
Türkiye’de olduğu gibi dünyada değer, üstün başarılar önem
kazanarak, Irak rejimi tarafından girişlimde bulunarak dış
işleri ile Irak yönetimi görüşmelerde bulunarak bu Bültenin
derhal kapatılmasını isteyerek sayın doktur Nefi Demirci
hakkında resmi yazılarla Bültenin durdurulmasının istekinde
defalarca bulunmuşlardır, Bültenin yayınlanmasına ısrarlı
olan doktur Nefi Demirci 7 sayı yayınladıktan sonra Kerkük
dergisi yayınlamaya devam etmiştir.
Bültenin
yayınlanması Irak Türkleri içinde siyasi boyut alarak her
kes tarafından iyice karşılanarak ellerden, ellere ulaşarak
okunmaktaydı.
En son evler, iş
yerlerini Baas Saddam rejiminin basma, arama sırasında
Bültenin birkaç sayısını Irak rejimi emniyet, muhaberat
tarafından yakalanarak Kerkük’te birkaç kişi bu nedenle
yargılanarak 7 sene Bültenden dolayı Abu garip hapishanesine
atılmışlardır, Bunlardan Hadi Berber, Mehmet Terzi, Ekran
Demirci,Hadi Vudut Şehit Fatih Şakır Denden Kifirli, Şehit
Enver Neftçi, tutuk evinden serbest bırakılmıştır.
Irak rejimi bu
Bültene karşı rahatsızlık duyarak ve Irak, Türkiye
ilişkilerine aykırı olmasını yasal olmadığını belli
etmişlerdir .
Bültenle ilgili
1979 yılında evimizi arama sırasında, Bültenin birkaç
sayısını ayrıca Ata Türk’ün, Türkeş’in Ziya gök alpın,
Hüseyin Nihal Atsız, Niyazi Yıldırım Genç Osman oğlu, Emine
Işın su, kitapları, Boz kurt, Devlet, Türk edebiyatı, Gül
pınar gibi dergi, gazetelere el koyarak Türklükten,
Türkiye’den, Turancılıktan, Kerkük, Musul davasıyla ilgili
Irak Muhaberat, Emniyeti tarafından Berzan El Tikriti
tarafından soruşturmaya alınarak bir yıl iki ay günde dört
defa işkenceden sonradan tırnaklarım sökülerek önce idam
sonra hayat boyu hüküm olarak Abu garip özel siyasi
mahpushanesine atılarak 17 sene hapishanede kaldıktan sonra
BM, İnsan hakları, sivil, siyasi örgütlerin baskısıyla 1996
yılında özgürlüğe kavuşmuştum.
Ayrıca 10
yaşlarında olarak 1967 yılında dönemin baş bakanı Süleyman
Demir el Kerkük şehrini ziyaretinde, onu Ağam Süleyman Paşam
Süleyman, Yaşasın Türkiye, Türkçülük, Kerkük Türk’tür Türk
kalacak, sloganlarla karşılayarak o geddikten sonra Irak
Muhaberatı, İstihbaratı yakalayarak 8 ay tutuk evinde her
türlü işkenceye maruz kalarak Türkçülükten, politikadan vaz
geçmemizi istemişlerdir.
1973 tarihinde
rahmetli Fahri Koru Türk Kerkük Türk şehrini ziyareti
sırasında Irak Türkleri Türk kültür merkezi önünde
toplanarak Kerkük, Türkeş, Boz kurt, Kerkük Türk’tür Türk
kalacaktır, yaşasın Türkiye, Türkçülük sloganlar atılarak,
Fahri Koru Türkün Türkiye’ye dönüşüyle hemen tutuklanarak 6
ay Emniyette her türlü işkence ,yakma, vurmaya, asmaya
ölümle baş başa kalmıştım ..
1979 tarihinde
Abu garip özel siyasi hapishane evinde Türklükten,
Türkiye’den, Kerkük, Musul’dan, siyasi kitap, Türkçe
yayınlardan dolayı olduğum sıralarda, 1995 tarihinde gece
yarısı saat 2 sıralarında gizli olarak herkesin uyuduğu
durumda Emniyetin kapıları kilitlediği sırada saklamış
olduğum kitapları sabah sayım yapılana kadar okumaktaydım,
en çok siyasi Türkçe kitap, dergiler, gazeteler, bültenler
yasak olmasına rağmen gizli olarak görüşme günleri annem
tarafından saklanarak Kerkük dolması tencere altına yufka
ekmekler arasına saklanarak hapishaneye girilirdi sokulurdu,
ortamızda inandığımız soydaşlarımıza dağıtırdık .
O gece okurken
saat tam 2 gece yarısı bir emniyet subayının arkamda
durduğun his ettim, kendimi bozmadan kitabı bülteni okumaya
devam ettim paniğe kapanmadan, Uda El delimi adında olan
subay el uzatıp Bülteni elimden almaya ne olduğunu bilmeden
Türkçe yazılan bülteni Almanca olduğunu sandı, gecenin bu
geç saatler ne okuyorsun, neden uyumadın, bir roman
okuyorum, bilmiyorsun Almanca, Türkçe yabancı diller
yasaktı, ben bunu dışarıda spor yaparken buldum, nasıl
Almanca biliyorsun azıcık biliyorum dilleri..
Bana anlat ne var
bu romanda, bu bir aşk öyküsü, Emniyet subayı Bülteni alıp
götürdü sabah saat 8 kişi beni hapishane odasına götürdüler
her türlü işkence yaparak kaldığım odada olan kitapları
toplayarak gözden geçirdiler Arapça olanlar hepsi Irak’ta
yayınlanan roman, öyküler, Felsefe, Din , eski Türkçe şiir
kitapları, bunu yanında İngilizce, Almanca, İspanyolca dil
kitapları bulunmaktaydı, soruşturma bir iki saat sürmüştü
emniyette çalışan eletirlikçi Sedullah Hanekınlı bu siyasi
kitap değil bir aşk romanıdır, bu iyi bir insan her
insandan uzaktır kimseyle ilişkisi yoktur, bu kitaplara dil
öğrenme kitaplarıdır .
Bana gelen
bilgilere göre Türkçe siyasi kitaplarla, radyosu vardır
nerde onlar, buna rağmen elimde istediklerini bulmayarak,
beni üç ay tek odaya bırakarak günde bir defa yemek su
verirdiler üç defada her türlü işkence yapmak üzereydiler,
anne, baba, kardeşlerim benim idam olduğumu işkence altında
öldüğümü duyuncalar üzülerek hastahaneye kaldırılmıştır .
Annem beni
ziyaret esnasında görmeyerek kapıda ağlayarak oğlumu
istiyorum diye onu vurarak oğlun vatan haini o Türkiye ile
iş birliği içerisinde,Türkçülük yapıyor o idam olacak bir
daha gelme onu unut, benim oğlum vatan haini değil bağırarak
onu emniyet, muhaberat subayları varmakla ellerini hapishane
demir kapısı altında bırakarak kollanılmaz hala gelmiştir,
ayrıca sobayla tokatla kulağına vurarak sağır olmuştur, sen
oğluna yasak kitap getiriyorsun, bu işkence züluma karşı
anne baba kardeşlerim görüşmemden kesilmediler .
Artık üç ay tek
karanlık odada kaldıktan sonra tekrar hapishanenin başka bir
kavuş odasına verildim, dört gün sonra anne baba
kardeşlerime gizli yollarla haber ulaşarak Cuma günü
görüşmeme gelerek benim idam olmadığımı sağ olduğumu
görünceler ikinci defa olarak sevinmişlerdir, ilk defa 1979
yılında idam olduğumu duymuşlardır, benim idam olduğumu ve
kardeşim Ümidin hüküm olduğunu duyuncalar, benim idam
olmadığı görünceler annem,babamı yere düşerek
bayılmışlardır.
Allah’a şükür
olsun kurtardım hapishaneden anne babama kardeşlerime
soydaşlara kavuştum sevinçli mutluydum, görüşme iki saat
bir arada kaldıktan sonra onları uğurladım, bir hafta sonra
yene görüşmeye tüm kardeşlerim, arkadaşlarla anne babam
gelince bam başka üç tencere dolu yemek, kadın budu, dolma
getirdiler, bu defa tencerenin altında bir boşat içinde 4
sayı bülten ile İstanbul’da yayınlanan Kerkük dergisi, Türk
edebiyatı, Gül pınar dergisi ile, Dokuz ışık , Yeni ufuklara
doğru, Boz kurtların ölümü destanı , bulunmaktaydı,.
Artık bu defa
bunları görseler bir defa değil bin defa idam olurum,
görüşmeden sonra Bülteni, kitapları saklayarak uygun bir
saatte ister yatak altında isterse banyoda onları okumaya
devam ederek 1996 yılında özgür olana kadar okudum, 1996
yılında mutluydum özgür olmuştum, artık anne vatana
kavuşacağım, al bayrağa sarılacağım, kahraman Bültenin
yazarı doktur Nefi Demirci ağabeye, ve tüm Türkçü,
milliyetçilere kavuşacağım, sonsuza tek milli dava mücadele,
Türkçülük yolunda, Türkiye, Kerkük sevgisiyle yaşayarak ,..
Ne mutlu Türk’üm
diyerek ,Türkçülük uğrunda ölmeye dahada mutlu olacağım...
|