|
28 MART
1991 TARİHİNDE ALTUNKÖPRÜ TÜRKLERİNE YAPILAN SOYKIRIM
Yazan:
Sadun KÖPRÜLÜ
28 Mart 1991
yılında ALTUN KÖPRÜ Türklerine yapılan katliam, Soykırım
17 yıl önce
diktatör Saddam rejiminin işlediği büyük cinayeti
bizleri Milli Türkmencilik mücadelemizden bıktıramaz tüm
şehitlerimiz onurlu Türk milletğimizin bilinç, gönlünde,
yüreğinde, kanında yaşayacaktır, ölmeyecektir.
Altunköprü
Stratejik, coğrafik, uygarlık bakımından, çok eskiden
Türk tarihinde özel yeri olan bir Türk kasabasıdır.
ALTUNKÖPRÜ,
Türk Şehri (Kerkük, Bağdat ve Kerkük, Türk şehirleri
Erbil, Musul) gibi kuzey şehirlerle ilişkisi
bulunmaktadır. ticaret ve turizm yolu üzerine düşen bu
Türkmen kasabası eskiden beri ve bu güne kadarda Irak’ın
diğer şehirleri ile yolculuk geçidi sayılmaktadır.ama
Türk ilçesi olduğundan dolayı hiçbir gelişme, onarım
göemeden Irak başına gelen tüm rejimler bu Türk
bölgemizi sindirme yok etmeye çalışmışlardır yinede
güçleri yetmemiştir milletimizin birliğinden dolayı.
Tabii
Altunköprü güzellikte de, her seven aşıklara yer olan bu
kasabanın havası çok vereimli güzel, kokusu mis amber,
suyu bal tatlı, şirin sabah erkenden, ılık meltem kokusu
esen rüzgar,yeli, küçük zabta rengi avluya düşerek,
etrafı çam orman, ağaçlarla sarılarak, yüzde yüz temiz
Türk olan gönlü, millet aşkıyla coşmaktadır.
Serin, şirin
havası, yeri güzel baharda renkli, renkli güller kokular
açılarak, insanlara yaşam vermektedir, hiçte solmayan
büyütücü tadıyla eserek, tüm Türkmenlerle sevgisini
kaynaşmaktadır..
ALTUNKÖPRÜ
Türkmen bölgesi bambaşka anavatan Türkiye’yle bir gezici
yeri sayılmakla, çok önemli yeri bu günümüze kadar
bulunmaktadır.
Altunköprü
Türk şehri Kerkük kuzeybatısından 44 kilometre sağına
düşer,Türk Erbil şehrinden ise 50 kilometre uzaktadır.
Aşağı Zab,
Küçük Zab söylenen ırmak, Altunköprü'nün yukarısından
ikiye bölünmüştür, her biri kasabanın bir yanından
akmaktadır, iki kilo aktıktan sonra kayabaşı köyünden
dalgalanarak, altında birleşmektedir, ve bir tek ırmak
olarak kasaba böylece üç yere ayrılır, yukarı, aşağı,
orta Kerkük’e yakın olan semte (Salıhıya) orta adaya
(Orta yaka) Erbil yoluna düşene ([Tısın) adı
söylenmektedir .
Kerkük
şehrinde olan Tisın ise tümü Türk olarak, önce kasaba
iken bugün Kerkük’ün büyük bir mahallesi sayılarak,
ikiye ayrılmıştır yeni, ve eski Tısın. kıyıcı Saddam
Tısın Türklerinden çok sayıda idam ederek uzun yıllar
onları Mahpushaneye atmıştır, baba, anne, oğul yaşlı
genç kadın olarak her evden üç dört masum suçsuz
Türkmenleri idam ederek kurşuna dizmiştir, bir çoğunda
yıllar boyu kayıp etmişti, Altunköprü da eskiden bu ad
simtte verilmiştir. ALTUNKÖPRÜDE iki köprü
bulunmaktadır, büyük köprü, küçük köprü,ve Altun su
köprüsü da söylenir, son yıllarda diktatör Saddam bu
zavallı milletin durumunu ekonomi, siyasi durumu ele
almakla kasabanın uzaklığında Altunköprü Türk’ü gelmekte
olan araba yolcular, ticaretten yararlanmasın diye başka
ayrı bir köprü yapmakla kasabada işler çalışmalar durgun
hala gelmiştir...
Altunköprü
eskiden kervanlar buraya uğramak zorunda kalmakla,
burada iş bularak yerleşmekteydiler.
Şimdide güney,
orta bölgelerini kuzeye bağlamakta, ve yıllarca seyyah
gezicilerin Avrupalıların aramış oldukları önemli büyük
yol olarak buraya uğramaktaydılar, ve çok yapıtlarda da
Altunköprü'ye yer verilmiştir, kasabanın kuzey
batısından gelen (Haçar) deresi ise ırmakla
karşılaşmaktadır.
Altunköprü'nün
ne zamandan kurulduğu belli değil tarihte köprülere önem
vermekle milattan binlerce yıl önce buralara uygarlık
gelişme kalkınma ve Türk adında bir Milletin yaşadığını
kaydederek yazmaktadırlar, artık buralarda hiç bir
millet olmadan Türk milleti varimiş buraları açarak çok
sayıda devletler kurmuşlardır.
Altunköprü
Türkçe birleşik ad olarak, hakkında Tarih ve millet
arasında da neden bu adın verilmesi hakkında yazılar,
söylentilerde çoktur..
ALTUNKÖPRÜ İLE İLGİLİ SÖYLENTİLER
Altunköprü
Hakkında
1-Altunköprü’nün ilk yapılışında, bir Altun halkanın
köprüye takılmasıyla ilgilidir.
2-Altunköprü’nün yapılma aşamasında Türk halkı
köprünün yapımını kolaylaştırmak için kendi
aralarında altın toplayıp hükümete vermiştir. Bu
davranışları ile Türkler ALTUNKÖPÜRÜ’NÜN,
kalkınması, ilerlemesi, iktisadının daha da
iyileşmesi ve kasabanın geleceği için bu yardımı
yapmıştır.
3-Altunköprü’ye, toprağının çok verimli Altun ocağı
olduğu için ve geçit yol olarak gelir sağladığından
dolayı bu ad verilmiştir.
4-Altunköprü yapılırken uzak yerlerden gelen
kervanlar büyük köprüsünde ve küçük köprüsünde de
bir altın halka görmüşler. Aydın ışıklı yanarak
Altun ocağının görüldüğü söylentileri sonucu bu adı
aldığı da söylenmektedir.
5-Tarihte,
Altunköprü hakkında küçük zabın yukarısı (Altun su )
diye tanıtmakla köprü yapıldıktan sonra (Altun su
köprüsü) denmiştir Bunu kısaltmak için ise
(Altunköprü ) olarak kullanılmaya başlanmıştır.
(Hofman)
6-Tanınmış
tarihçi dördüncü sultan Murat 1638 miladi yılında
Bağdat yolculuğunda küçük Zab üzerinde bir köprünün
yapılmasını emretmiştir. Bu yapılacak köprünün Altun
ağırlığında olmasını istemiş böylece de iki köprü
olmuştur.
Altunköprü’nün Adı
7-ALTUNKÖPRÜ adına sultan Murattan 78 yıl önce
seyahate başlayan, Portekizli (Efso ) (yapıtında
Altunköprü’den bahsedildiğine rastlanmıştır.)
8-Tarihçi
(Rüstem paşa ) uzun, uzun Altunköprü ilçesin
anlatmaktadır.
9-Fars
tarihçisi(Şerefeddin ali yazdı ) yazmış olduğu
(Zafer name )yapıtında Altunköprü’nün miladını 1424
yılı olarak belirlemiş ve Altunköprü ile
ilgilenmiştir. (Faruk Sümer ) Türk tarihçisi ise
Altunköprü adı 14 yüzyılın ortalarında var olduğunu
eserlerinde anlatmaktadır.
10- Hüseyin
Namık Orhun’un Musul salnamesi adlı yapıtında ise
iki köprünün Zab üzerinde dördüncü sultan Murat 1907
tarafından yapıldığını belli etmektedir. Altunköprü
Türklerinin arasında geçen diğer söylentiler ise
dördüncü sultan Murat’ın, Şah Abbas’a karşı
giriştiği Bağdat seferinde Kerkük Türk şehrine bir
kumandan göndermiştir. Ve bu kumandan Altunköprü’ye
geldiği zaman bir köprü yapılmasıyla ile uğraşmış.
Savaş vaktinde kumandanın boş yere vakit geçirdiğini
gören sultan, savaşa katılmadığını ve korkak
olduğunu düşünerek, çok kızıp öfkelenmiş ve yapmış
olduğu köprüye yaklaşmadan binmiş olduğu atı suya
sürerek, Irak Türkleri arasında tanılan (Hoyrat, bir
tür şiir cinaslı bir kaç anlam taşıyan) hoyratını
söylemiş.
ALTUN KÖPRÜ
OYMAKLARI
Altunköprü
Oymaklarına gelince, Demirel, Ateş, Acem, Ağalar,
Bekler, Allaf, Attar, Bakkal, Balıkçı, Balyemez,
Bayraktar, Behlüller, Dilber, Azizler, Hayyav ,Oruç,
Sıncana, Bayat, Salıhı,Seyitler, Kervancı,
Doğramacı, Sarhoş, Acem evi, acemli, Efendi,siyan,
düşap, Ateş, Fereç, Keleş evi,
divana,haydara,Köprülü,Derviş, ve başka oymaklarda
bulunmaktadır..
ALTUNKÖPRÜ KASABASINDA TANINANLAR
ALTUNKÖPRÜ bir Türk bölgesi olarak çok sayıda
yazarlar, şairler ses sanatkarı, bilginler
yetiştirmiştir bunlardan Şükür Han zad, Şevket Ateş
oğlu, Muhsin Behçet Şakır, Av Tarik Zeynel, Ziyat
Köprülü, Sadun Köprülü, Faruk Faik, Zanun Taha,
Bektaş Köprülü, Molla Sadun, Molla Haşim Köprülü,
Molla Sait Ümit Osman Köprülü, Satıh Köprülü, Zühdü
Namık, Abdulrahman Gör ses, Kamil Köprülü, Sinan
Köprülü, Abid Köprülü, Felahattin Köprülü, Seter
Köprülü, Abdulkadir Ömer, Zanun Tüfik, Kara Sadi,
Cuma Kasap oğlu, Vahit Köprülü, Avni Çayçi ve
başkaları.
ALTUNKÖPRÜ VE 1959 KERKÜK KATLİ
14 Temmuz 1959 Yılında Kürtler hazırlık görerek
Altunköprü kasabasına saldırı yapmaya plan çizerek,
Peşmergeler üç gün bekleyerek bir türlü
Altunköprü’ye giremediler ONLARLA Molla Mustafa
Barzani birlikte düzenli olarak Türkleri yok etmeye
yıllarca uğraşarak, çizmiş olduğu sinsi planı
Milletimizin birliği, yiğitliği kahramanlığıyla yok
oldu, çünkü Altunköprü Türk milleti tüm güçleriyle
karşı durmaya ölmeye can, kan vermeye toprağa,
bayrağa ant ederek, bir peşmerge Altunköprü’ye
girmesini yasaklayarak kadınlar, çocuklar yaşlılar
bile hazırlık görerek, her türlü kollanan aletleri
eve bırakarak gece gündüz uyumadan uyak kaldılar,
beklediler gelenlere karşı durdular, tüm
varlıklarıyla saldırdılar, yok etmeye tüm
insanlarımız birleştiler böylece tüm silahlarıyla
Altunköprü’ye korkudan giremediler.
ALTUNKÖPRÜ VE KÖPRÜLÜ SOYADI.
Altunköprü kasabasında Köprülü soyadı bugün
Türkiye’nin bir çok yerinde bulunmaktadır, özellikle
İstanbul, Ankara Altunköprü aileleri Türkiye’de
bulunan Köprülü Zada Ailesiyle akraba olarak
dördüncü Sultan Murat döneminde Altunköprü
kasabasına yerleşerek o dönemde bir çok Altunköprülü
Türkiye’ye yerleşerek Köprülü soyadını
kullanmaktadırlar, Türkiye’de tanınan Köprülü zada
ailesinden önde gelenlerden Mehmet Fuat Köprülü
zadadır. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Türkler
bir ailedir kan kardeş olarak birbirleriyle kan ırk
Türkçülük duyguları bulunmaktadır. Ayrıca Köprülü
ailesi en çok Makedonya, Azerbaycan, İran
Türklerinde bulunmaktadır.
ALTUNKÖPRÜ SADDAM REJİMİNDEN SONRA
ALTUNKÖPRÜ Türkleri Saddam düştükten sonra çok
sevinerek kutsal şehitlerinin mezarda ruhları şad
olarak demokrasiye inanarak, ana dilleri Türkçe’yi
tüm çalışma çabaları ile Türkçe okullar açarak,
çocuklarını kendi ana dillerini öğrenmek için
yazdırmışlar büyük çabalar göstererek tüm parti Irak
Türkmen Cephesine sarılarak milli Türkmen davaları
yolunda yorulmadan çalışarak yüzlerce gençleri
yetinmektedirler, bugün tüm baskı engellere reğman
Türkçe okullar ve Türkmen Cephesinin kolu ile
Türkmen milli parti dernekler açılarak, adlarını
Türkçe bırakılmıştır. Ve tüm evlerde Türkçe kanallar
ve Türkmeneli televizyonu izlenmektedir. Her ne
kadar Kürt peşmergeler baskılarına karşı Altunköprü
Türkleri direnerek haklarını şehitlerin kanıyla
milli mücadele ile korumaktadırlar ve ALTUNKÖPRÜ
Türkçe adınıı değiştirmeye kalkan Saddam’a rejimi
bugün Peşmergelere karşı varlıklarını- dillerini,
tarihlerini kanlarıyla savunarak, ALTUNKÖPRÜ adını
her bir yere dağa taşa, tüm hükümet dairelerine,
Türkçe okullarına yazmaktadırlar.
|