|
IRAK
TÜRKLERİNİN DURUMU VE ANA YASAYA KARŞI
GÖRÜŞLERİ
-------------------
YAZAN
:SADUN KÖPRÜLÜ
--------------------------------------
Irak
Türklerine karşı ve geleceğine yönelik 1920 yıllarından
günümüze kadar, Irak Türklerinin geçmişten olduğu gibi
isimletmek üzere Türk şehri Kerkük ve tüm Türkmeneline
önceden Araplaştırma sistemi sürmekle 85 yıllardan bu zulüm
içkence devam sürmektedir .
9 Nisan
2003 tarihinden Saddam rejimi düştükten sonra Amerika işgali
ile Kütlerleşme politikası çeşitli yöntemlere Kürtler baş
vurmakla, Türkmen şehri olan Kerkük , Musul, Erbil, Hanekın,
Altunköprü, Telafer, Tuzhurmatu ve tüm Türkmeneline
yüzlerce, binlerce Kürtleri yerleştirmekle yüzlerce Türkmen
köy ve ilçelerine çeşitli bahanelerle Türkmenelini yıkarak
Irak Türklerini başka yerlere göçe zorlamıştır.
Ayrıca
Irak’ın güneyinden yüz binlerce Arapları Türkmen bölgelerine
götürerek yerleştirmeyle kendilerine karşılık olarak
primleri vermiştir bunun yanında arazi dağıtmıştır ayrıca
Türkçe konuşanları bile cezalandırmıştır.
İşte
böylece Türk şehirlerinde binlerce Araplar yerleşerek
Araplar için yeni semtler açmıştır.
Kürtlerde ayni sistemi kollanarak Kerkük ‘e Süleyman ye,
Dahok, Zaho ve Irak’ın dışından Kürtleri Türkmen
topraklarına binlerce çadırlar kurarak sahta tapular ile
kayıt ederek yerlerine yerleştirmektedir .
Kürtlerin Kerkük Türkmen şehrinde hiçbir hakları olmadan
müttefik güçlerle İngiliz, Amerika, İsrail, yardımıyla
Kerkük’e binlerce Kürtleri Türkmeneline özellikle Kerkük
dağıtıp yerleştirmekle yaftaları Kürtçe yazıları yazarak
resmi olan daire okullara Kürtçe yazılarak
bırakmaktadırlar, bu haksızlık her zaman sürmektedir.
Bizler
çoğunluk olarak neden Her yerde bizlerde Türkçe yazmıyoruz
yaftalar adresleri ,Kerkük’te hiçbir kimsenin hakkı yoktur
Arapça, Kürtçe yazılar yazmaya Türkçe’den başka, Kerkük
Türk şehrinde Türkçe yazılmalıdır, çünkü Kerkük %100 yüz
Türk şehridir tarihi ,Kültürü yapıtları kormuş oldukları
İmparatorlar belli kazılan yazılar bellidir.
Irak
Türkleri Irak’ta ilk millet olarak 6 binden fazla bir
tarihe sahip olmaktadırlar , Sümer Türkleri Irak’ta ilk
millet oldukları bu toprakları kendileri kormuş oldukları
belgelerle göz önündedir.
Bu gün
bir çok yerleşim yerlerin adları Türkçe’den Arapça’ya ,
Kürtçe’ye değiştirilmiştir .
Baas
partisi Saddam rejimi devrim komutası konseyi ,
29
Ocak 1976 tarihinde 41 numaralı bildirisi ile Kerkük
şehrinin adını değiştirmiştir, ve Tuzhurmatu ilçesine
Saddamın doğum yeri olan Tirit’te bağlamıştır, bunun
yanında 20 Ekim 1981 tarihinde 1391 numaralı bildirisi ile
Türkmenleri Irak’ın güney şehirlerine göç ettirmiştir.
Artık
binlerce Araplar Türkmen şehri Kerkük’e yerleşmiştir, ayrıca
27 – 19 84 tarihinde 1081 numaralı bildiri ile Türkmenlerin
arazilerini, yerlerini, topraklarını istimlak edilerek
Irak’ın güneyinden Arapları neden ? yalnız Saddam rejimi
Kerkük Türkmen şehrine yerleştirmesini sağlamıştır, neden?
bu politikayı Saddam rejimi Süleyman’iya başka Kürt
yerlerine uygulamadı yerleştirmedi .
Günümüzde Kürtlerde bu Irkçı politikayı uygulayarak yüz
binlerce Kürtlere hükümet arazi yer dağıtmaktadır resmi
dairelerde çadırlara aile dağıtarak para karşılığı
Türkmenlerin yerlerini almaya kalkarak bir türlü istek
emekleri vermeyecekler çünkü Irak Türkleri hiçbir zaman para
karşılığı topraklarını satmayacaklar .
Son
günlerde Kürtler Saddamın eski politikasını uygulamaktadır,
Türkmenlere Kürt yazmalarına karşı para dağıtmakla Kürt her
türlü yollara baş vurarak çabalar sarf etmektedirler,
Türkmen milleti her türlü haksızlığa rağmen dillerinden
yollarından davalarından dönmeden kendilerini milletlerini
satmadan dayanarak durdular tüm varlıklarını savunarak
savunmaktadırlar ..
Ayrıca
devrim komuta konseyi 8 Nisan 1984 tarihinde ve 418 sayılı
bildirisi 11 Eylül 1989 Irak Türklerinin gayri menkul
satın almaları yasaklanmıştır .
Irak
Saddam yönetimi Irak Türklerinin milli dava kimliklerini 35
yıldan beri yok etmeye tüm güçleriyle çalışarak Türklük
varlıklarına son vermek emciyle türlü baskılar, işkenceler
saldırılar asimilasyon politikalar uygulamıştır ve
uygulamaktadır, binlerce Irak Türkleri insanlık dışı
katliamlar soy kırıma maruz kalmışlardır .
Ayrıca
yüzlerce Irak Türkleri idam olarak hapishaneye atılmışlardır
çok sayıda Türkmen de kayıplar listesin de yer almışlardır .
Baas
partisi Saddam rejimin kopyası olan ve hiç farkı olmayan
Kürt liderler aynı politikası yüzlerce Irak Türklerini
yakalayarak Amerika müttefiklerin yardımı ile tutuklayarak
Süleyman iye , Erbil, Dahok, Zaho ya götürmüşler 2003
tarihinden bugüne kayıplar sırasındadırlar ve bir bölüm
Türkmenlerden haber bile alınmıyor, İnsanlar gecenin
yarısında evlerinden alarak tutuklamaktadırlar .
Irak
Türkiye sınırında baskılar artarak Dahok asayişi tarafından
istedikleri insanları tutuklayarak hapishaneye gizli
yerlere atmışlardır .
Bizlere
bu kötülükleri işkence baskıları yapan hiçbir zamanlar
kardeşlerimiz olamazlar Kerkük şehri yeri, toprağı ile taşı
ile kültürü, mezarlık, folklor, Türkü, Hoyratlıyla Türk’tür
Türk kalacaktır, Araplar Saddam rejimi tarafından
yerleştirmekle Kürtlerse Amerika tarafından Kerkük’e
müttefiki oldukları için onların yardımları ile
yerleştirilmiştir .
Bunu da
unutmayın 1959 Kerkük katliamı Mulla Mustafa Barzani ve
Celal Talabani, Nuri Talabani’nin tarafından yapılarak Irak
ırkçı insanlık dışı olan Mesut Barzani Erbil Türkmen
şehrinde 31 – 08 – 1996 tarihinde KDP yardımı istek
çağırışına Saddam güçleri yapmış olduğu baskını katliamı
Kürtlerin masundan komünistlerden desteği ile uygulanmıştır.
Irak
Kürt güçleri Türkmen okullarına kültür, bilgi yuvalarına,
radyo, televizyon Türkmen parti Türkmen Cephesine düzenlenen
saldırı baskılar 40 fazla Türkmenleri öldürerek bir çok
Türkmenleri tutuklayarak Saddam rejimine teslim
etmişlerdir.
Bu
durum günümüze devam ederek tutuklanan Türkmenlerin
haklarını alarak Saddam rejiminin her türlü kollandığı
işkenceleri baskıları Kürtler tarafından sürmektedir .
1996
Tarihinde tutuklamalar hakkında BM insan hakları komisyonun
A/ 51 / 496 ADD 18 November 1996 raporu yazılı olarak
verilmiştir.
Irak’ta
gün be gün Türklerin varlığı yok etmek için Araplaştırma
yanında Kürtleşme politikaları son zamanlarda yoğun
saldırılar , baskılar akımlar Kürtler tarafından sürmektedir
.
Türkmen
şehri Kerkük’te Türkmenleri uzaklaştırmakla yerlerine
Araplar yerleştirmekle Saddamdan sonra Kürtleşme politikası
daha fazla yoğun bir durumda uygulanmaktadır .
Saddam
döneminde göç ettirilen Türkmenler yerleri Araplaştırma
politikasına sistemli olarak yürütüldü Saddam döneminde Irak
Türkleri Türkçe ana dilleri ile eğitim öğrenim yapmayı
yasaklandırmıştır, bunun yanında resmi dairelerde
birbirleriyle Türkçe konuşmak yasak olmuştur, Ayrıca Irak
Türklerine gayri menkul ve her türlü araçlar alım satım
yasaklanmıştır .
Kerkük
, Erbil , Musul , Diyale tüm Türkmenelinde mahalle, köy,
ilçe, şehirlerde Türkçe adlar değiştirilmiştir.
Türkmenlere bağlı tarım, tarla arazileri Saddam yönetimi
tarafından istila olarak Baas partisinden olanlara Saddamın
yakınlarına dağıtılmıştır.
Türkmen
elinde camilerde Türkçe hutbe vaaz verilmek ortadan
kalkmıştır yasaklanmıştır .
Türkleri göç ettirmek ile yerlerine Arapları
yerleştirmişlerdir , Türklerin evlerini ve ev eşyalarını
ellerinden alarak mülklerini Araplara vererek güneyden
getirilen Araplara her türlü mal ev desteği sağlamıştır .
Kuzeyde
güvenli bölgeye göç ettirilen Türkmenler, Kürtler
tarafından benzer şartları yaşamışlardır, Kürtlerde bu
politikayı Erbil’de Türkmenlere karşı uygulamaktadırlar .
Türkmenler kuzeye göç olarak bir çok Türkmenler can
güvenliğini barına bilecekleri bir ülke bulmak için yasa
dışı yollarla sığınmacı kabul olmakları için yabancı
ülkelere gitmek zorunda kalmakla bu nedenle yüzlerce
Türkmenler hayatını kaybetmiştirler buda 1997 tarihinde 3
olaylardan çok sayıda Türkmenler Ege sularında geçmek
isterken boğularak canlarını vermişlerdir .
1997
Ekim ayında Irak’ta Saddam rejimi tarafından yeni bir nüfus
sayımı yapılarak Türkmenler kendilerini Türkmen yazacaklar
her türlü vatandaşlık haklarından yoksun olarak yerlerinden
topraklarından sürgün edilecekler Irak yönetimi tarafından
güvenlik birimlerine dağıtılarak milletin her türlü
işkenceli öldürmek diye her bir yollarla korkutarak rejim
tarafından dağıtılan forumlarda yalnız Arap, Kürt
yazılmakla, Buna rağmen bir çok Türkmenler mallarını
güvenliklerin göz önüne almadan korkmadan kendilerini Arap
ve Kürt yazmadılar bir çok zorlukla kendilerini Türkmen
yazmışlardır, bir bölüm az insanlarsa Arap yazdırmak zorunda
kalmışlardır ama hiçbir kimse Kürt yazmamışlardır, bu
karşılık olarak Irak yönetimi her türlü baskılarda zorla
Türkmenleri kendi elleriyle etmiş olduğu yalan sonuçlarla
ülkede Türkmen milletini YOK SAYMA Irak’ta Türkmen
olmadığını cellat Saddam konuşmalarında söylemiştir.
Irak
Türkleri çeşitli baskılarla göçe zorlanmıştır bu gün Saddam
rejimi düştükten sonra Türkmenler kendi toprağına dönmek
için kolaylık sağlamaya teşvik edilmektedir .
Son
günlerde Irak’ta gelişmeler başlayarak demokrasi üzerine
kurulan yeni ana yasa ortaya çıkarak oluşturulacak bu ana
yasanın Türkmenlere her türlü siyasi idari ve üçüncü millet
olarak yazılmasıyla uluslar arası hukuki düzenlemelere uygun
olması önde gelmektedir .
Bu ana
yasa temel hak hukuklara hürriyetlere ilişkin olarak önemli
unsurları kapsamalıdır ve uluslar arası standartlara
özelliklere insan haklarına uygun olması gerekir günümüzün
koşullarına bağdaştırılarak tüm hakların değerlendirilerek
ana yasayı oluşturularak toplumsal hukukları bir yapı ile
uyum içerisinde olmasıdır .
Ana
yasa bir bölüm unsurlar tarafından hazırlanan ana yasa
taslağının toplumsal uzlaşma Türkmenlerin öteki milletler
gibi haklarını tanımakla tüm özellikleri içermelidir .
Irak
ana yasasında Irak Türklerinin en önemli unsuru sayılarak
oluşturarak ana yasaya adları üçüncü millet olarak
yazılması ve tüm haklarına kavuşarak Irak’ta tüm yönüyle
siyasi tarihsel olarak dikkate alınmalıdır .
Irak
Türkleri tarihsel bilgi kültürel aydınlık açıdan belli bir
gerçektir bu nedenle Irak Türkleri bu gerçek karşısında
haklarına ve hürriyetlerini ana yasaya tespit edilerek
güvence altına alınması en önemli noktalardan sayılmaktadır
.
Türkmenler hissettiği haklardan bir baskı tehdide maruz
kalmadan yaralana bilecek kadar güvence ortamına alınarak
kan can silah zoruyla bu hakları almalı ve yaratmalıdır.
Söz
konusu olan ve Irak’ta yapılacak bir nüfus sayımıyla ana
yasanın düzenlenmesi bu yandan her hangi bir baskı, tehdit
unsuru olmadan Avrupa, Birleşmiş Milletler temsilcilerinden
devletlerden, uluslar camialar temsilcileri gözetimi,
denetimi altında yapılması uygun olacak, sayım, seçimlerin
olması özgürcesine hiçbir gücün buna karşı durmamasıyla
diktatörlüğü kollanmadan artık sayımda tüm konular objektif
kriterlerde dikkate alınmalı belirlenmelidir ve her bir
sorun çözülmelidir.
sonuç
değerlendikten sonra tüm topluluklara tanınacak kültürel,
siyasi, idari haklar uygulamaya aktarmakla aşamasına
geçirmelidir ve tüm topluluk arasında dostluk barış
kardeşlik yurt, toprak, bayrak sevgisini birlikte sağlamalı
bu alandan tüm milleti olumlu davranışla Irak’ın yapımı
geleceği için teşvik etmeli yeni bir ana yasasının
bulunması gerçekleşmesi milletlerin etnik grupların tüm ana
haklarını siyasi, idari, kültürel, tarihsel alanda olarak
korumalı uygulamalıdır.
Tüm
hususları, hakları istekleri kapsamakla Irak milletinin
meydana getiren topluluklar, mezhep, grupların tümünü bu
verilecek haklar milli insanı içine alarak her konuyu
kapsamalıdır.
Temsilcilerden oluşması gereken bir büyük komisyon
kurularak ana yasa düzeltip siyasi sistem demokratik,
parlamenter tüm insanlara haklar tanınarak insan haklarını
uygulayan bir rejim olmalıdır .
Irak’ın
yönetiminin terzine gelince en önemli demokratsıya dayanan
bir Cumhuriyet parlamenter rejim aracı olmakla ve bu
demokratik sistemi oluşturan topluluklar milletler
yönetiminde doğru bir sayım yapılmasıyla nüfus oranlarına
göre adil olarak her milletin etnikle grupları toplulukların
ayrımcılık yapılmadan her kesin söz sahibi olması
gerçekleştirilmeli .
Irak’ta
yaşayan milletler kendi dillerini kollanarak kendi
dilleriyle okumalı, yazmalı, şehirlerde, köylerde, ilçelerde
çoğunluk olan milletin dili resmi olarak kollanmalıdır .
Irak
milletlerinin resmi dilleri ana yasada yazılarak Irak
Türklerinin de dilleri 4 milyona yakın olan sayılarına göre
uygulamalı böylece Arapça yanında Türkçe’nin olmasıdır ..
Irak
Türkleri kendi temsilcilerini doğrudan oluşturarak millet
tarafından seçilmelidir ve Türkmenlere birkaç bakan, başkan
yardımcıları, Başbakanlık, vekiller, valilik, idari, siyasi
görevler baş bakan yardımcıları nüfuslarına göre
verilmelidir .
Irak
Cumhuriyeti yönetim biçimi merkezi idare esas alınmalı Irak
Türklerinin yetkilerini göreve katılmalarını artırmalı ve iş
başına gelmelidirler, Türkmenlere işbaşına gelmelidirler,
Türkmenler kendi dilleri ile eğitim ve resmi merciler önünde
kendilerini temsil ederek tüm haklarını savunmaya sahip
olmalıdırlar, bunun yanında Türkmenler Ana dilleri ile
kültürel , siyasi Tarihsel etkinliklerde bulunmalı sözlü ve
yazılı olarak yayılar yapmalıdırlar .
Irak
Türkleri olarak her türlü siyasi, idari, sosyal, ekonomik,
kültürel hakların ana yasal güvence altına alınalı .
Bugün
Türkmenler toprak bütünlüğü siyasi birliği kurmakla bir
demokrasi Irak’ın yapımı oluşturulması için çalışmaktadırlar
davasına inanarak milli, çalışmalarını sürdürmeye devam
edeceklerine şehitlerin kanına and edeceklerdir..
|