|
AZERBAYCAN’DAN KERKÜK’ E
(Bayatı’dan Hoyrat’a)
Şemsettin KÜZECİ

17–19 Kasım 2007
tarihleri arasında ilk defa olarak Türkiye dışında can Azerbaycan’da
düzenlenen Türk Dünyası Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği kurultayının
11.sine Irak Türkmenlerini temsilen ettiğimiz sıralarda
Azerbaycan’da son yıllarda sanat alanında ciddi işlere imza atan
folklor tebligatçımız Seyfettin Çakmakçı ile kaldığımız otelde
görüşmüştük. 8 Aralık 2007 tarihinde Azerbaycan Kültür Bakanlığının
desteğiyle ve Azerbaycan sanatçılarının katılımıyla “Kerkük
Musiki Gecesi” nin yapılacağını söylemişti. Bizlerde davetiye
verdiğinde çok sevinmiştik. Hele Irak Türkmenlerinin uzun yıllardan
beri gönüllü kültür elçisi olan Profesör Gazanfer Paşyev’inde bu
geceye destek olacağını ve Irak’ın Azerbaycan Büyükelçisi Erşad Ömer
İsmail beyinde geceye katılacağını duyunca gayet mutlu olmuştum.
Gecede Kerküklü bir şairin sunuculuk yapılması da tartışıldı ve
konuşuldu. Kardeşim Seyfettin Çakmakçı ile Profesör Gazanfer
Paşayev’in ban tekli edince tereddüt etmeden gelirim dedim. 4 Aralık
2007 tarihinde Ankara’dan Azerbaycan’a gece uçağıyla Ankara saatiyle
22.00’de Ankara’dan havalandık 5 Aralık 2007 Azerbaycan saatiyle
2.30’da Bakû’ye ulaştım. Orada bir Nahçivanlı dostum makam
arabasıyla beni bekliyordu. Saat 04.00’te Bakı Şehri Neftçiler
bölgesindeki Seyfettin Çakmakçı ile evinde buluştuk. Sabah
saatlerine kadar Kerkük Gecesi ile ilgili hazırlıkları konuştum ve
ertesi günden başlayarak, Gazanfer Paşayev dostumuz ve bu gecenin
yapılmasında çok emeği geçen İki Milletvekili dostumuz Ganire
Paşayev ile Nazım Memmedov ve diğer Türk dünyası öğrencilerinin ve
bizleri sevenlerin destekleriyle her türlü hazırlıklarımız
tamamlandı.
Gece Reşid Behbudov Konser Salonunda geçirildi. Geceye başta Irak’ın
Azerbaycan Büyükelçisi Erşet Ömer İsmail olmak üzere, Mısır, Ürdün,
Suudi Arabistan, KKTC, Kuveyt, Katar Büyükelçileri ve Türkiye’nin
Büyükelçi Müsteşarı geceye katıldı. Ayarıca Azerbaycan Milletvekili
Nazım Memmedov ve çok sayıda Azerbaycan bürokratları, sivil toplum
kuruluşu temsilcileri, Azerbaycan’da yaşayan Türkmen öğrencileri,
Türkmen aileleri, Azerbaycan sanatseverleri ve Azerbaycan Basını da
geceyi merakla takip etti.
8
Aralık 2007 Kerkük Musiki Gecesi

Gece Kerküklü Folklor
Tebligatçısı Seyfettin Çakmakçı’nın okuduğu “Kerkük’üm Vay
Kerkük’üm” türküsü ile başladı. Azerbaycan devlet radyosu
spikerlerinden Zarife Hüseyinkızı sahneye çıkarak açılışı sundu ve
bendeniz Şemsettin Küzeci’yi davet etti. “Gözümüz gözünüzden
uzak olsa da gönülden gönül’e yollar görünür.” Diye şairin
sözüyle başladı ve aynı kökten aynı soyadanız. Kardeşliğimiz
ebedidir. Tez tez görüşmek istiyoruz. Geceyi benimle birlikte sunan
Büyük memnuniyetle dostumuz kardeşimiz Kerkük şairi Şemsettin
Küzeci’yi davet etmek istiyorum… Dedi. Türkçe bir kısa konuşmak
yaptıktan sonra Arap misafirlerimizi de Arapça selamladık ve
programın akışını arz ettik.
Protokol konuşmaları
sırasıyla Irak Büyükelçisi Erşet Ömer İsmail, Irak Türkmenlerinin
dostu ve gönüllü kültür elçisi Azerbaycanlı Profesör Irakşinaz
Gazanfer Paşayev, Azerbaycan Milletvekli Nazım Memmedov, Azerbaycan
Devlet Korosu Müdürü Ağaverdi Ağazade, Azerbaycan xalk şairi
Zalimxan Yakup, Azerbaycan edebiyat gazetesi’nin başyazarı Ayaz
Vefalı, Krido gazetesinin başyazarı Alirıza Xelefli ve son konuşmacı
Nahçivan’dan geceye katılan Nahçivan devlet üniversitesi öğretim
üyesi Türkolog Galiba Haciyeva geceye ve Kerkük ve Türkmenler ile
ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdiler. Azerbaycan halkı ile
Irak Türkmenleri arasında medeniyet köprülerinin daha kenetleşmesi
için önemli öneriler sunuldu ve Azerbaycan dostlarımız Irak
Türkmenleri hakkında sevgilerini güzel şiirlere ifa edildi.
Profesör Gazanfer
Paşayev’e
Fahri Irak Vatandaşlığı
ve Irakşinas Unvanı

İlk Protokol konuşmasını
yapan Gazanfer Pşayev Kürsüye çıkmadan önce sunucular tarafından Dr.
Abdüllatif Benderoğlu ile birlikte Irak ile Azerbaycan arasında
kültürel ilişkilerin pekiştirilmesindeki tarihi köprü oluşturan kişi
olarak anons edildi. Konuşmasında: “Gazanfer Pşayav; gece’de
ilk olarak sahne alan Azerbaycan’ın halk sanatçısı Balaoğlan
Eşrefov’un okuduğu şarkılar Şemsettin Küzeci’nin amcası Abdulavahit
Küzeci’ye ait olduğunu dile getirerek konuşmasına başladı. Bu
şarkılar beni bir daha gençliğime götürdü. Gençlikten talihimi
“Bilmirem haralıyam toprağım daşım garip” diyen Irak Türkmenleri,
bunların sembolü Kerkük şehridir. Kerküklülerle tanıştığım günden
beri benim bir günün yoktur ki, onlarla hayalen oturup durmaktayım.
Bu bir hakikattir. Ben bunu samimiyetle söylüyorum. Bu sahadaki Irak
Türkmenlerinin büyük adamları beni ruhlandıran, şuurlandıran
telesdiren bazen de mecbur eden adamlar göz önünden gelip geçiyor:
Onlardan Şakir Sabır Zabit, Ata Terzibaşı, Sinan Sait, Benderoğlu ve
birçok başkaları hemişe benimle bir yerde oluplar. Hayalen veya
ismen. Azerbaycan’da beni bu işe sevkeyliyen her şeyden evvel Resul
Rıza olmuştur. Halk şairimiz çok büyük bir şahsiyet ansiklopediye
devrini kuran yaradan onun esasını koyan. Resul Rıza ile benim
birinci Kitabım 1968 yılında “Kerkük Bayatıları kitabım çıkıp. Benim
onlarca makalem çıkmıştır. Hacı Haciyev Radyoda ve Nahit Haciyev
(bugün burada aramızda) televizyonda benim çok çalışmalarımı teşkil
edirdiler. Anca kitabımın Resul Rıza ile çıkmağı bana bir ilham
verdi bana bir kol kanat verdi. Ben işimi devam ettirdim. Ve birçok
kitaplar çıktı. Son Kitap ise Kerkük’ten teze gelmiş, “Ağlan çox
Gülen Hanı” adında Resul Rıza’nın kitabıdır ki, Benderoğlu bu kitabı
çap ettirip. Ben ve Benderoğlu birlikte onu tercüme eylemişiğ ve
giriş makalesini birlikte yazmışığ. Bu da 40 yıllık zahmetin
soncudur ki o vakitten biz kitaplar yazırığ ve çap eyliriği.
Bunların yanında Azerbaycan ile bağlı yeni kitaplar çıkıp yoldadır
yakında elimize yetişir. Bizim görkemli halk yazıcımız Elçin
Efendiyev’in “Mahmut ve Meryem” eseri Kerkük’te çıkmıştır.
Bizim alakalarımız hemişe muhkem olup ve bu devam ediri.
Soruşabilirsiz ki bu niye beledi; Bu mehebbettendir, doğmalıktandır
ve yakınlıktandır. Bu zal buna cevap veririri. Oturanlar kadar ayak
üste insanlar vardır. Bundan büyük mehebbet olur mu? Bu gece özel
olarak Abdüllatif Benderoğlu’ndan ben bir mektup aldım. Onu
sizlere okumak istiyrem:
TEBRİK
Musikili Kerkük gecesinin
Bakû’de düzenlenmesi Iraklı Türkmenlerle Azerbaycan kardeşliğimiz
arasında olan kök, kan ve dil birliğinin bir sembolüdür. Geceye
katılanları yürekten selamlarken bütün kardeş Azerbaycan halkına
mutluluk ve sağlık dilerim.
Aramızdaki Kardeşlik ve
dostluk tellerinin muhkemleşmesi ile nesillerimizin geleceği artık
daha aydınlaşacak ve Türk dünyasında daha fazla ileriye doğru adım
atacak.
Her iki halkın
bahçelerini çiçeklerinden ve güllere su veren eller var olsun.
Yaşar könlüm
Çırpınır yaşar könlüm
Bağdat’ta bir ah çeker
Bakı’de yaşar könlüm
İşte bu bir hakikattir.
Sağ olun sağlıkla kalın.
***
Profesör Gazanfer Paşyev
Benderoğlu’nun mektubunu okuduktan sonra onu tanıyan tanımayan
elçaldı(Alkışladı)… Zaten Irak’tan gelen ilk ve tek telgraf
Bnederoğlu’nun telgrafı idi. Gazanfer Paşayev sözüne devam ederek
şunları dedi: 1 Aralık’ta Nahçivan Devlet Üniversitesinde bir
müdafaada olduğu sırda Nahçivan Devlet Üniversitesi Rektörü benden
Irak Türkmenlerinden 2 öğrencinin 5 yıllık burslu olarak Nahçivan’da
devlet Üniversitesinde okutulmasını istedi. Ben de bu isteği bugün
sizlerin önünde Irak Sefiri Erşat Beye çattırıram.
Bugün burada birçok
sefirler hazır olmuştur. Başta Arap devletlerin sefirleri, bu da çok
önemli bir hadisedir. Ben hamsını üretken selamliyirem. Bizim Arap
âlemiyle alakalarımızın muhkemleşmesi çok büyük şarttır. Bilmirem
nediyim o kadar sevincidir ki… Ben hayatımda iki defa ağlamışam.
Birinci 1965 yılında Kerkük’e gitmişitm. Orda bir olaya şahit
oldum. Faruk Hüsamettin isminde bir genç ile ben de genç
idim. Dedi gidek atamdan mağazadan ben ondan para alacağam. Atası
ona para vermedi. Bizi yahşı karşılamadı. Dükkândan çıktıktan sonra
bir bayatı dedi:
Nece dağlar
Karşıda nece dağlar
Yetim yanağı bili
Gözyaşı nece dağlar
Dedim bu ne? Dedi benim
anam rahmete gedip. Atam başka kadın alıp. Bana para vermiri.
İkimizde aynı kaderden idik. Benim de anam uşağı iken rahmete
getmişti. Men onda ağladım. İkinci defa 1987’de benim Kerkük
folkloru kitabım çıkmıştı. Azerbaycan’ın tanınmış şairi Bahtiyar
Vehapzade mene zeng eyledi. Evine çağırdı. Kitap hakkında bir yazı
yazmıştır. Yayınlamdan önce fikrimi almak istedi. Men de gettim.
Bahtım yazını okuru ve ağlırı. Onun göz yaşarlını görüncem men de
ağladım. Men onun elini öpmek istedim. Koymadı. Dedi sen bu kadar
zahmete katılıpsan büyük iş yapıpsan. Men ve Bahtiyar Vehapzade
birbirimize sarılarak ağladık. Bu zadla(salonda) oturanlar ve ayakta
duranlar bu zahmetlerimizin remzidir.
Gazanfer Paşayev
konuşmasını bitirdikten sonra onu sahnede tuttuk. Onu büyük bir
Sürprizimiz vardı. Ankara’da Bakû’ye geldiğimde Başta Gazanfer
Paşayev ve Azerbaycan halkına içimizdeki Türkmeneli ( Irak
Türkmenleri) nin sevgisini “Size Selam Getirmişem” şiirinden
ilham alarak ve dört kıtalı bir şiire dökerek ve Azerbaycan
Sanatçısı İlham Aleskerov’un bestelediği bir makam ile Gazanfer
Paşayev’e armağan atik. Şiirin başlığı “Getirmişem”
GETİRMİŞEM
Profesör Gazanfer Paşayev’e
Kerkük’ün kalasından
Öz Türkmen balasından
Mor sümbül lalasından
Mehebbet getirmişem
Azerbaycan soyundan
Oğuz, bayat köyünden
Dicle Fırat suyundan
Dad feryad getirmişem
Fuzuli nefesinden
Kerbela havasından
Küzeci’nin sesinden
Min hoyrat getirmişem
Kerkük, Tebriz, Marağa
Xudam salma ırağa
Vatanım Qarabağa
Men evlat getirmişem
Söz:
Şemsettin KÜZECİ
Bu
şiir 4–5 Aralık 2007 terhinde Ankara- Bakı semalarında uçakta
yazılmıştır.
Bu şiirin girişinde aşağıdaki Kerkük hoyratı makam şeklinde okunarak
besteye girildi.
“Bağdat yolu Gencedi
Gülü pence pencedi
Deme gözden ırağam
Bu sevda ölüncedi ”
Sıra geldi gecenin en
önemli saatine; Irak Türkmen Kültürüne, Sanatına ve Medeniyetine
yapmış olduğu hizmetlerinden dolayı, Profesör Gazanfer Paşayev’i
Irak’ın Fahri Vatandaşı ilan edildi. Gazanfer Paşayev’e IŞIK
Edebiyatçılar Gurubu Başkanı Şair ve İşadamı Sami Yusuf Tütüncü
tarafından Kerkük’te özel olarak diktirilen Türkmenlerin Milli
kıyafetini giydirmek için Irak’ın Azerbaycan Büyükelçisi Erşat Ömer
İsmail’i Sahneye davet ederek Milli kıyafeti Büyükelçi tarafından
Gazanfer Pşayev’e giydirildi. Irak’ın Azerbaycan Büyükelçisi Erşat
Ömer İsmail’i tarafından Gazanfer Paşayev Irak’ın Fahri Vatandaşı
ilan edilmesini şöyle yorumladı:
“Gazanfer Paşyev’e bu
Milli Kıyafet çok yakıştı. Gazanfer Paşayev 40 yıldır Irak Türkmen
Kültürüne hizmet ediyor. Bir insan 40 gün bir toplumla iş yaparsa
onlardan biri olur. Gazanfer Paşayev 40 yıldır Bu işlerle
uğraşıyor. Buna Irak’ın Fahri Vatandaşlığını fazlasıyla hak
etmiştir. Canı gönülden tebrik ederim. Hepinize sevgi ve saygılarımı
sunarım.” dedi
Gazanfer Paşayev ise,
Fahri Vatandaş olduktan sonra duygularını şöyle ifade etti:
“Men her zaman özüm
gizlemeden Irak’ı İkinci Vatanım olarak demişem. Artık hesaptan
geçti Irak benim ikinci vatanım oldu. Men 6 yıl Dicle –Fırak
sahillerinde kitabımı yazarken o kitabı yalnız Kerküklülere hasır
eylememişem. Irak’a Arap halkına Arap âlemine hasır eylemişem. Ona
göre de o kitap büyük tirajla Irak’ta Arapça olarak ve Azerbaycan’da
basıldı ve dağıtıldı. Men buna sevinirem Cenap Sefir Irak Menim
hakiketen ikinci vatanımdır. Men başka bir şey söylemek istirem. Men
Saddam döneminde Irak’a çok gelip gettim. İndi Irak’ta veziyet çok
yahşıdır. Eskiden kimse gelip gidemezdi. Kim diyerdi Irak sefiri
Azerbaycan’da Gazanfer Paşayev’e milli Kıyafet giydirirdi bunlar
hepsi dediklerimin kanıtıdır. Allah’a şükür Sefirmiz Erşet beyin
gelemsiyle Irak ile Azerbaycan devleti, arasında ilakalar daha fazla
muhkemleşmiştir. Men sizi tebrik edirem..” dedi.
Ardından da Gazanfer
Paşayev’in 70 Yaşına girmesi dolaysıyla Türkmen Kardaşlık Ocağı
Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ömer Kazancı’nın imzasını taşıyan bir Onur
Plaketi ve Belgesi Şemsettin Küzeci tarafından Profesör Gazanfer
Paşayeve sunuldu: Belgenin Metni şudur:
Değerli ağabeyim Sayın
Gazanfer PAŞAYEV;
Kendi
adıma ve Türkmen Kardeşlik Ocağı yönetim kurulu üyeleri adına 70
yaşına girmenizden dolayı, sizlere uzun ömürler, nice nice verimli,
başarılı, bereketli yıllar diliyor, ve tüm günlerinizin güzellikler,
mutluluklar içinde geçmesini temenni ediyorum..
Irak
Türkmenleri adına, ister bizim ülkede çalıştığınız sürece, ister de
sevgili Azerbaycan’da gösterdiğiniz etkinlikler yoluyla, davamıza,
kültürümüze ve edebiyatımıza bulunduğunuz cömertçe katkı ve
hizmetlerinizden dolayı sizi hiç bir zaman unutmayacağımızı
bildirmek isterim. Derin ifade ve güçlü kaleminiz ile ortaya koymuş
olduğunuz değerli eserlerinizle her zaman sizi övgü, sevgi ve
saygıyla anacak, ve gelecek kuşaklara tanıtmaya çalışacağız… Bu,
size karşı üstümüze düşen ve sizin için bizim ülkede, Irak’ta,
yapılması gereken vefa ifadesi en basit bir görev olacaktır..
Irak
Türkmenlerinin, Azerbaycanlı kan kardeşleri başta olmak üzere, bütün
dünya Türklerine bugün, her geçen günden daha fazla ihtiyaçları
vardır. Bu ihtiyaçları karşılamak, bütün aydın, kültürlü ve hala
milli duyguları yüreklerinde besleyen insanların
görevi..Esirgemezler eminim..
Bu
güzel günde aranızda olmayı ve sizi kucaklayarak kutlamayı ne kadar
isterdim. Tekrar uzun ömürler, bereketli, sağlıklı yıllar diliyorum…
Saygılarımla...
Prof. Dr. Mehmet Ömer KAZANCI
Türkmen Kardeşlik Ocağı
Yönetim Kurulu Başkanı
Genel Merkez-Bağdat-(Irak)
***
Irak Türkmen
Edebiyatçılar Birliği bu gecede Gazanfer Paşeyev’i unutmadı. Başkan
Kahtan Hürmüzlü’nün imzasını taşıyan bir Onur Belgesi ile Gazanfer
Paşayev, Şemsettin Küzeci tarafından taltif edildi.
***
Azerbaycan sanatçıları
Balaoğlan Eşrefov, Abülfet Oğuz, Almas Oruçova, Mehseti Cabbarlı,
Âşık Minaye Azaflı, Âşık Vugar, Âşık Fezail Miskinli, Şair Eldost
Bayramova, İlham Aleskerov ve Kerküklü Seyfettin Çakmakçı gecede
birçok Kerkük ve Azerbaycan türküleri, hoyrat ve bayatileri okundu.
Ayrıca Azerbaycan Devlet Halk Dansı gurubu birbirinden muhteşem
dansları ile geceye katılanları büyülediler.
Geceye Azerbaycan basını
büyük ilgi gösterdi. AzTV, TRT, ANS, Lider, GünazTV, XzereTV ve
İçtimai TV Geceyi baştan sona kadar çekti. 21 Aralık 2007 tarihinde
Azerbaycan saati ile 18.15’te özel program olarak yayınladı.
Gecede bazı Azerbaycan
Âşıkları ve şairleri Kerkük ve Irak Türkmenleri ile ilgili duygu ve
düşüncelerini saz ve söze yansıtarak adeta önemli mesajlar vermeye
çalıştılar. Şair Zalimxan Yakup Kerkük ile ilgili
konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Dünya payizyası şark
şiiri Azerbaycan sözünün peygamberi fahri şairimiz Fuzuli’nin
doğumunun 500. yıl münasebetiyle Azerbaycan’dan ırak’a, Bakû’den
Bağdat’a büyük bir numayende heyeti gitmiştik. Ve orda Bağdat’ı
Kerbela’yı Kerkük’ü üreğimizden olan yıllar boyu hoyraddaşlarımızla
mukaddes yerleri ziyaret etmiştik. Ancak o günden bugüne Kerkük’te
gördüğümüz meclisler eşittiğimiz havalar dinlediğimiz nağmeler bal
kimin şirin lehçe bugüne kadar her birimizin yaddaşımızda ve
üreğimizde yaşıyır. Ben bu mecliste “Kövrek Bir Havadır Sazımda
Kerkük” adlı 6 albümden evvel yazdığım destanlar payizyasından
parçalar okumak istiyirdim. Ancak ben burda görde ki, her defa burda
ürek açan makamlarda benim halkımın balaları, evlatları yumruğunu
havaya kaldırır. Türkün ruhunu, Türkün sesini cal eyleyip bütün
dünyaya. Ben “Kövrek Bir Havadır Sazımda Kerkük” mazlumumdan
vazgeçirem. Ve size söz verirem ki başka bir münasebette baştan
ayağa kadar yaddaşımla okuyacağım. Ancak bir haldeki bugün Kerkük’ün
sesi, nefesi, havası, avazı, sazı, sözü, şiiriyatı, hoyratı,
hoyratçısı, bayatçısı, bugün buradadı, Azerbaycan’ dadı. Ben hemin o
havaya kalkan yumrukların aşkına Türk dünyasının aşkına Kerkük’ün
aşkına 2 şiir okuyacağım.” İkinci Şiiri..
DÖĞÜŞEN TÜRK OYANAN
TÜRK KALKAN TÜRK
Ayaz nedir? Tipi nedir?
Korku nedir?
Hedefe aparan büyük ülkü
nedir?
Hak yolundan ayıramaz
Türk’ü ne?
Deniz kimi dalgalan Türk,
çalkan1 Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan2 Türk!
Silkeledi3
ğöğün yeddi katını
Kucakladı doğu ile batını
Kalk yeherle4
erenlerin atını
Deniz kimi dalgalan Türk,
çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan Türk!
Sabaha bak! Asır seni
gözleyir,
Kala seni, kasır seni
gözleyir,
Mahkûm seni, esir seni
gözleyir.
Deniz kimi dalgalan Türk,
çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan Türk!
Kılınmasa başımızın
çarası5
Silinermi üzümüzün
karası,
Altay ile Anadolu arası,
Deniz kimi dalgalan Türk,
çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan Türk!
Döğüştedir aklın, huşun
yolları
Döğüştedir uçan kuşun
yolları
Döğüştdir kurtuluşun
yolları
Deniz kimi dalgalan Türk,
çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan Türk!
Eritmişsin eriyen tek kar
suda,
Roma’nında, Bizans’ı da,
Fars’ı da,
Kala kimin tezeden kur
Kars’ıda
Deniz kimi dalgalan Türk,
çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan Türk!
Gılgamış’dan,
Alpamış’dan, Manas’dan,
Geri kalmaz destan olsun,
bu destan
Kurtar bizi bu hesretten
bu yadsan
Deniz kimi dalgalan Türk,
çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan Türk!
Hardan hara6
gettiğini bilen yol,
Ufuklara gavuşanda7
gülen yol,
Atilla’dan Atatürk’e
gelen yol,
Kalkan olsun başın üstte,
kalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan Türk!
Çanakkale, Malazgirt’in
devamı
Türk değil ki, öz
kanından korkan Türk!
Temiz südden mayalansın
doğulsun,
Mete kimi, Oğuz kimi Han
olsun
Yaddaşında8
sıralansın, anılsın
Ertuğrul Bey, Osman Gazi,
Orhan Türk
Yene Tanrı dağlarını
kucakla,
Dağlar olsun sengerin9
Türk, arkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan
Türk, kalkan Türk!
1
Çalkan: Dimdik sallan, 2 Kalkan: Dimdik ayakta olan,
3 Silkeledi: Salladı, 4 Atı eyerleme, 5
Çare, 6 Nereden nereye7 Kavuşanda, 8
Yaddaş: Bellek, Hafıza, 9 Siper için, kazılan çukur,
sığınak
Zelimxan YAQUB
Âşık Minaye AZAFLI ise
yazdığı Kerkük Türkük şiir gecede Kızı Mehseti Cebarlı’nın sazla
eşlik ederek seyirciler tarafından büyük yankı buldu.
KERKÜK TÜRKÜK
Mübarizler cergesinde
adımların var
Bir ömürün baharında
neğmeler yaşar
Bu mahnılar dünyasında
feryadın qopar
Azerimin qan qardaşı,
doğmadı Kerkük
Biz yaralı ürekli, merd
olan Türkük
Övladı peren-peren esaret
zincirinde
Allah! Danışa bilmir çoxu
ana dilinde
Ne qeder acı qörüb her
öten illerinde
Ağlamaqdan gedibdi gözün
qarası Kerkük
Biz yaralı ürekli, merd
olan Türkük
Her gün tutulan divan
sındırıb qanadını
Qanla yedizdiribler her
qarış toprağını
Qoldan gülcü zeliller
biçir solu sağını
Haqdan qelsin derdinin
görüm devası Kerkük
Biz yaralı ürekli, merd
olan Türkük
Niye duya bilmirik
derdimizi derinden
Qurtara bilmirik biz
dövranın kederinden
Rehimli üreyimiz oyanmır
âleminden
Qoy çalınsın udunda
birlik havası Kerkük
Biz yaralı ürekli, merd
olan Türkük
Her bağlı qapıların
açılan günü olub
Her zamanın öz oğlu,
qehremanı doğulub
Çox qara niyetleri
görmülem ki boğulub
Tapılacaq derdinin bil ki
şefası Kerkük
Biz yaralı ürekli, merd
olan Türkük
Harayın bu cahanın
tilsimini sındırar
Uca olan allah’ım
qanmıyanı qandırar
Türk dünyası göylere
bayrağını qaldirar
Çekilecek eline bextin
xınası Kerkük
Biz yaralı ürekli, merd
olan Türkük
Atılaq qorxmayaq biz
doyüş meydanlarına
Vuruşmaq yazılıbdı türkün
Türklük adına
Yağı düşmen eyiler türkün
şah bayrağına
Dağılacaq bilginen düşmen
yuvası Kerkük
Biz yaralı ürekli, merd
olan Türkük
Minaye azaflıyam haqq
elimde bayrağım
İsteyirem nur olsun
yerim, göyum, cahanım
Azerbaycan olubdu menim
tek qiblegahım
Bu torpaq olub her an
dostluq qalası Kerkük
Biz yaralı ürekli, merd
olan Türkük
Azerimin qan qardaşı,
doğması Kerkük
Sağalacaq sinenin bil ki
yarası Kerkük
Âşık Minaye AZAFLI
-Azerbaycan
Gecenin yıldızı genç bir
bayan sanatçı Mehseti Cabbarlı 1970’lerde Sinan Sait İle Nermine
Memmedli’nin yapmış oldukları düetleri bu defa de Seyfettin Çakmakçı
ile Mehseti Cabbarlı “Her gün akşam olu dallam, Nine Yavrum nine,
Altun Üzük yeşil kaş” şarkılarını başarıyla ifa ettiler. Yeni
bir dönemin başlangıcı olarak sinyal verdiler. Seyfettin Çakmakçıdan
derler alan ve Kerkük Mahnılarını hevesle okumaya başlayan
Mehseti’yi parlak gelecek beklemektedir…

Her gün akşam olu dallam,
dallam, dallam,
Elimde bağlama çalam,
çalam, çalam
Aşretive haber sallam,
sallam, sallam
Men seni sevmişem allam
allam allam
***
Evlerinin önü yonca
Yonca kâhmış dam boyunca
Boyu uzun beli ince
Ninne yavrum ninne,
Esmer yavrum ninne..
Ninne,,, Ninne
***
Gecede Azerbaycan Radyosu
usta spikerlerinden Eldost Bayramov güzel konuşmasıyla ve duygu dolu
sözleriyle içiten bir şiirini seslendirerek, Kerkük’e sevgilerini
gönderdi. Geceye yaklaşık 700 kişi hazır oldu. Azerbaycan’da
unutulmayan bir gece olarak tarih sayfalarına yazıldı. Bu geceyi
tertipleyen Seyfettin Çakmakçı ve ona yardımcı olan Milletvekileri,
Ganire Paşayev, Nazım Memmedov, Irak’ın Fahri Vatandaşı Profesör
Gazanfer Paşayev ve bütün Azerbaycan halkına ve devletine
teşekkürler… Nice Kerkük gecelerine…
|